Reklam

"Şehir Milliyetçiliği Yapmak Üreticinin Cebine Para Koymuyor"

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bilal Yıldırım, son günlerde Malatya ile Elazığ arasında yaşanan kayısı tartışmalarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Yıldırım, şehirler arası polemik yerine üreticilerin sorunlarına çözüm üretilmesi ve ürünün katma değerinin artırılması gerektiğini ifade etti.

A- A+ PAYLAŞ
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
Reklam

EDİTÖR / malatyagazete.com Haber Merkezi

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bilal Yıldırım, kamuoyunda yer alan "Kayısı Malatya'nın mı, Elazığ'ın mı?" tartışmaları üzerine değerlendirmelerde bulundu. Yıldırım, Malatya'nın dünyadaki kayısı üretimi ve ticaretindeki konumuna dikkati çekerek, asıl odaklanılması gereken konunun ürünün katma değerini yükseltmek ve üreticinin maliyet sorunlarını çözmek olduğunu belirtti.

"Malatya Kayısının Dünyadaki Başkentidir"

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bilal Yıldırım, yaptığı açıklamada Malatya'nın sektördeki tecrübesine vurgu yaparak, "Kayısı denildiğinde Türkiye’de ve dünyada akla gelen ilk şehir Malatya’dır. Malatya; üretimiyle, kalitesiyle, ticaretiyle, ihracatıyla ve yılların oluşturduğu tecrübesiyle kayısının dünyadaki başkentidir. Bunu tartışmaya açmanın da kimseye bir faydası yoktur" ifadesini kullandı.

Komşu il Elazığ'ın Baskil ilçesindeki üretime de değinen Yıldırım, "Elbette komşumuz Elazığ’ın Baskil ilçesinde de önemli miktarda ve kaliteli kayısı üretimi yapılmaktadır. Bundan da ancak memnuniyet duyarız. Baskilli üreticimizin kazanması bizi rahatsız etmez, aksine sevindirir. Ancak son günlerde 'Kayısı Malatya’nın mı, Elazığ’ın mı?' şeklinde yersiz bir tartışmanın başlatılmasını doğru bulmuyoruz. İş şakalaşmaya varacaksa biz de 'Kayısı Malatya’nın, Baskil de bizim' der, meseleyi kapatırız. Fakat siyasetçinin görevi şehirler arasında gereksiz rekabet ve polemik oluşturmak değil; üreticinin derdine çare bulmak, ürünün değerini yükseltmek ve bölgesinin ekonomisine katkı sağlamaktır" dedi.

"Asıl Mesele Üreticinin Neden Kazanamadığıdır"

Üreticilerin karşılaştığı ekonomik ve iklimsel zorluklara dikkati çeken Bilal Yıldırım, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Bugün üreticimiz yüksek gübre, ilaç, enerji, sulama ve işçilik maliyetleri altında mücadele ediyor. Bir yıl boyunca donla, doluyla, kuraklıkla uğraşıyor; binbir emekle yetiştirdiği kayısı ise zaman zaman hak ettiği değeri bulmuyor. Dolayısıyla bizim konuşmamız gereken mesele 'Kayısı kimin?' değil, 'Kayısı üreticisi neden kazanamıyor?' meselesidir. Kayısı üzerinden şehir milliyetçiliği yapmak üreticimizin cebine bir kuruş dahi fazla para koymuyor. Polemik üretmek kolaydır; zor olan üreticinin alın terine değer katacak işler ortaya koymaktır."

Tartışmayı başlatan milletvekiline yönelik sorular yönelten Yıldırım, "Bu yersiz tartışmayı başlatan Sayın Milletvekili arkadaşımıza da birkaç soru sormak isteriz: Acaba bugüne kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kayısı üreticimizin sorunlarının çözümü için hangi çalışmaları yaptınız? Kayısımıza yeni pazarlar bulunması, ihracatımızın artırılması ve üreticimizin ürününü hak ettiği fiyattan satabilmesi için hangi somut girişimlerde bulundunuz? Varsak yapılan güzel çalışmalar, biz de destekleyelim, teşekkür edelim. Çünkü bizim derdimiz polemik değil; üreticimizin kazanmasıdır" şeklinde konuştu.

"Sanayi ve Ürün Çeşitliliği Geliştirilmeli"

Kayısının küresel pazarda markalaşması ve sanayi ürününe dönüştürülmesi gerektiğini savunan Yıldırım, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Biz enerjimizi birbirimizle yarışmaya değil, kayısımızı dünyayla yarıştırmaya harcamalıyız. Kayısının türev ürünlerini ve ürün çeşitliliğini artırmalıyız. Kayısıyı sadece yaş ve kuru meyve olarak görmemeliyiz. Kayısı suyu, reçeli, marmelatı, pestili, lokumu, sağlıklı atıştırmalıkları, çekirdeği, çekirdek yağı ve daha birçok katma değerli ürünü geliştirerek güçlü bir kayısı sanayisi oluşturmalıyız. Kayısımızı ham madde olarak ucuza satmak yerine; işlemeli, paketlemeli, markalaştırmalı ve dünya pazarlarına daha yüksek katma değerle ulaştırmalıyız. Yeni pazarlar bulmalı, ihracat yaptığımız ülke sayısını artırmalı ve üreticimizin kazancını yükseltmeliyiz. Malatya da kazansın, Baskil de kazansın, üreticimiz de kazansın, ülkemiz de kazansın. Kayısının Malatya’nın mı Elazığ’ın mı olduğunu tartışmak kolay. Asıl mesele kayısının değerini artırmak, üreticinin alın terinin karşılığını vermek ve bu ürünü dünya pazarında çok daha güçlü bir noktaya taşımaktır. Siyasetçinin görevi şehirleri karşı karşıya getirmek değil; üreticiye pazar bulmak, sorununa çözüm üretmek ve memleketine hizmet etmektir. Çünkü bizim rakibimiz birbirimiz değil, dünya pazarındaki rakiplerimizdir. Kayısı bizi birbirimize düşüren bir tartışmanın değil; Malatya’nın, Baskil’in, bölgemizin ve Türkiye’nin ortak kazancının adı olsun."

KAYNAK /  malatyagazete.com

BİLGİ: Malatyagazete.com, hiçbir ajansa abone değildir. Haber değeri taşıyan etkinlik, bilgi, dosya, ihbar ve basın bültenlerinizi burhan.karadum@gmail.com ve malatyagazetehaber@gmail.com e-mail adreslerine gönderebilirsiniz

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.