AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, ABD-İran gerilimi ve Türkiye'nin bölgesel diplomasi sürecine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Babacan, Türkiye'nin Haziran'dan itibaren yoğunlaşan diplomatik temaslarla olası bir bölgesel çatışmanın önüne geçmeye çalıştığını söyledi. ABD'nin İran'a yönelik dört temel stratejik hedef belirlediğini anlatan Babacan, Cenevre görüşmelerini de yakından takip ettiklerini bildirdi.
ABD'nin Bölge Politikasında İki Temel Başlık
Babacan, ABD'nin Ortadoğu politikasını iki ana eksen üzerinden değerlendirdi. Birinci eksenin İsrail'in güvenliğini kalıcı biçimde güvence altına almak ve Abraham Antlaşmaları çerçevesini genişletmek olduğunu belirterek şunları söyledi: "ABD dış politikası için hiç vazgeçilmeyecek olan, hiç değişmeyecek olan İsrail'in güvenliğini takip etme ve mümkünse de işgali burada tutma, işgalin derinleşen ve genişletilmeye çalışılan işgalin alanını garantileme, sigortaya alma ve beraberinde de Abraham Antlaşmaları vurgusunu sürekli yapması boşuna değil."
İkinci eksenin ise bölgedeki İran destekli vekil güçlerin tasfiyesi ve Basra-Hürmüz hattının ABD nüfuz alanına alınması olduğunu kaydeden Babacan, şöyle devam etti: "ABD bölgedeki vekil güçlerden, vekalet unsurlarından, çoğunluğu da İran tarafından yönetilen, sevk edilen, idare ettiği bilinen vekalet güçlerinden bölgeyi tamamen temizleyerek buraya ilişkin kendi nüfus ve etki alanının içerisinde oluşabilecek bir istikrar havzası parantezinde bakmak istiyor."
İran'a Yönelik Dört Stratejik Talep
Babacan, ABD'nin İran'dan karşılanmasını beklediği talepleri dört başlık altında sıraladı: uranyum zenginleştirme programının durdurulması, mevcut uranyum stoklarının tasfiyesi, balistik füze meselesinin çözüme kavuşturulması ve bölgedeki vekil güçlerin ortadan kaldırılması. Babacan, "Haziran 2025'deki 12 gün savaşından sonra İsrail açısından çok belirgin bir, tırnak içerisinde İsrail için söylüyorum, gerçeklik ve tehdit halinde belirmiş olan balistik füze meselesi ve dördüncüsü de İran'ın yönetmiş olduğu, yönetmekte olduğu bölgedeki vekil güçlerin tasfiyesi. Dolayısıyla şimdi zor bir denklem var İran'ın karşısında. ABD maksimalist şekilde bunların tamamının kazanımını elde etmek istiyor." dedi.
Trump'ın İç Siyasi Hesapları
AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, Trump'ın Kasım ara seçimleri öncesinde uzun soluklu bir bölgesel çatışmadan kaçınmak istediğini de vurgulayarak, "İç politik dengeler bakımından Kasım seçimlerinde, ara seçimlerine gidilirken Trump açısından en kötü senaryo ABD'yi orada tırnak içinde bir bataklığa sürükletecek, uzun vadeye yayılacak bir denklem. Bunu bundan kaçınmak isteyecektir bir defa Trump." diye konuştu.
Trump'ın Venezuela'dan itibaren sıraladığı adımları seçmenine anlatmak isteyeceğini ve İran meselesini bu tablonun son halkası olarak konumlandıracağını aktaran Babacan, ancak bunun tersine dönen bir senaryonun hem bölge hem de Trump için ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Cenevre Görüşmeleri ve Diplomatik Süreç
Babacan, İran Dışişleri Bakanı ile ABD'nin bölge özel temsilcisi Steve Witkoff arasındaki Cenevre görüşmelerine de değindi. İran'ın başlangıçta yalnızca nükleer dosyayla sınırlı bir müzakere istediğini ancak şimdi ek tekliflerle masaya geleceğine ilişkin bir izlenim oluştuğunu söyleyen Babacan şu değerlendirmeyi paylaştı: "Son tahlilde diplomasi süreçleridir bu. Buna dair böyle çok keskin ifadeler kullanmak da doğru değil. Ama son tahlilde İran bir takım ilave tekliflerle gideceği gibi bir izlenim var."
Türkiye'nin Rolü: "İlmek İlmek İşliyoruz"
Türkiye'nin bölgesel çatışmayı önlemeye yönelik yoğun diplomatik trafik yürüttüğünü anlatan Babacan, bu sürecin Haziran'dan itibaren belirgin biçimde hız kazandığını bildirerek, "Türkiye hem Cumhurbaşkanımız, hem Dışişleri Bakanımız, hem istihbarat, hem milli savunma tarafımız gerek kendi doğrudan muhataplarıyla gerekse meseleyi ilgilendiren üçüncü aktörlerin muhataplarıyla bu meseleyi Haziran'dan itibaren ilmek ilmek işliyor." dedi.
Katar, Mısır ve bazı Körfez ülkelerinin de sürece dahil olduğunu belirten Babacan, bu ülkelerin normalde birbirinin muarizi konumunda durduğuna dikkat çekti.
"En Kötü Senaryo Bölgesel Yayılma"
AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: "Gerçekçi duran bir zemindeyiz ve bu yüzden bizim bütün politikalarımız, diplomasi süreçleri de tam olarak hani olası senaryoların kötüsünden iyisine dair, ama en kötüsü olası bir bölgesel yayılma ve çatışma durumudur. Biz bunun engellenmesi için uğraşıyoruz ve hâlâ da aynı durumdayız. Umarız en azından Trump bir büyük devletin politikasını ufak hesaplar doğrultusunda harcamayacaktır."
Kaynak: malatyayenises.com / malatyagazete.com





















