
EDİTÖR / malatyagazete.com Haber Merkezi
Malatya Şeker Fabrikası'na Gaziantep'in Nurdağı ilçesinden pancar taşıyan nakliye esnafı, artan akaryakıt ve işletme maliyetleri karşısında açıklanan navlun ücretlerinin yetersiz kaldığını belirterek fabrikaya giriş yapan araçlarının önünde eylem yaptı. Tarımsal üretimin lojistik ayağında yaşanan kriz, ton başına en az 1.300 TL ücret ve ödeme vadelerinin kısaltılması talebiyle gündeme geldi.
270 Kilometrelik Hat ve Yüksek Maliyetler
Pancar alım sezonunun başlamasıyla birlikte Gaziantep’in Nurdağı ilçesi Kozdere bölgesinden Malatya Şeker Fabrikası’na pancar taşıyan nakliyeci esnafı, fabrikaya giriş yapan araçlarının önünde toplanarak belirlenen nakliye ücretlerini ve uzun ödeme vadelerini protesto etti. Günlük yüzlerce kilometre yol kateden kamyoncular; fırlayan akaryakıt fiyatları, sanayi masrafları, kasko-sigorta poliçeleri ve işçilik giderleri nedeniyle fabrika idaresinin açıkladığı rakamların eridiğini belirtti.
Nurdağı-Malatya arasında tek yönü yaklaşık 270 kilometreyi bulan gidiş-dönüş seferlerinde araçların günlük ortalama 20 bin ile 25 bin lira arasında sadece yakıt tükettiğini ifade eden nakliyeciler, masrafların altından kalkamadıklarını dile getirdi. Geçen yıla oranla maliyetlerin katlandığını belirten esnaf, Nurdağı-Kozdere hattı için ton başına yaklaşık 950 lira seviyelerinde tahmin edilen navlun fiyatının zarar niteliğinde olduğunu savundu. Nakliye esnafı, ayakta kalabilmek ve evlerine ekmek götürebilmek için ücretlerin ton başına en az 1.300 TL olarak revize edilmesini talep ediyor.
"Pancarı Tarlada Bırakırız, Fabrikada Üretim Durur"
Yaşanan mağduriyeti dile getiren nakliyecilerden Taner Çetinkaya, akaryakıt fiyatlarındaki artışın açıklanan zam oranlarıyla uyuşmadığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Biz şu anda pancar nakliye işini yapıyoruz. Yaşadığımız sıkıntının en büyük etkeni yakıt. Fiyatların netleşmemesi ve açıklanan rakamların düşüklüğü yüzünden işi bırakma noktasına geldik. Açıklanan fiyat gülünç bir rakam. Verdikleri para sadece arabanın giderine gidiyor. Bu pancarlar Nurdağı’ndan geliyor, 270 kilometre yol yapıyoruz. Geçen sene ton bedeli fiyatı 720 ile 740 lira arasında değişiyordu, mazot 45-50 lira civarındaydı. Şu anda mazot 100 lira. Bize verilen zam ise yüzde 30’u bile bulmuyor. Arabanın tek bir lastiği 30 bin lira olmuş. Günlük yakıtımız 25 bin lira. Araçlar gidip gelirken boş-dolu çalışıyor. Tatmin edici bir fiyat verilmezse biz bu pancar nakliye işini bırakacağız. Arabaları da boşaltmayacağız. Biz nakliyeyi durdurursak pancar tarlada kalacak, fabrika da pancar gelmediği için üretimi durdurmak zorunda kalacak."
"40 Günlük Ödeme Vadesi Bel Büküyor"
Sektörün bir diğer büyük sorununun 40 günü bulan ödeme vadeleri olduğunu vurgulayan nakliyeci Abdullah Gürefer ise akaryakıtı vadeli almak zorunda kaldıkları için fahiş fiyatlara katlandıklarını belirterek şunları kaydetti: "Fabrikanın bizi düşürdüğü bu durum gerçekten çok üzücü. Geçen seneki fiyat oranıyla bu seneki arasında hiçbir denge yok. Geçen yıl 750 liraya taşıdığımız yere bu yıl 920-930 lira fiyat veriyorlar. Şekerin çuvalı fabrikadan çıkışta bin 200 liradan 2 bin liraya yükseldi, nakliyeciye gelince zam yok. Bugün 270 kilometre gidip geliyorsun, 25 bin lira mazot yakıyorsun. Araç muayenesi 50 bin lira, şoför maaşı 70-80 bin lira, aylık vergisi, sigortası derken belimiz büküldü. Üstelik 40 gün ödeme bekliyoruz. Borca mazot aldığımız için akaryakıt istasyonları bize resmi fiyatın çok üzerinde, 94-95 liradan mazot yazıyor. Petrolcüye borcumuzu ödeyemeyince akaryakıt vermeyi kesiyor. Bu ödeme süresinin en fazla 10 ila 15 güne düşürülmesi gerekiyor."
"Devlet ve Fabrika Yönetimi Hakem Olsun"
Taleplerinin çiftçiyi mağdur etmek amacını taşımadığını, her iki kesimin de emeğinin karşılığını alması gerektiğini dile getiren nakliyeci Sıddık Öztürk ise devletin ve fabrika yönetiminin adil bir denge kurması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: "Biz burada nakliyeci olarak çiftçinin cebindeki paraya göz dikmiyoruz. Çiftçimizin de cebine para girsin, bizim de cebimize para girsin. Çiftçi de alın terinin karşılığını alsın, biz de alalım. 'Çiftçiden alın bize verin' demiyoruz. Burada Şeker Fabrikası ve devletimiz hakemdir, heyettir. Hem üretici çiftçimizi hem de o ürünü fabrikaya taşıyan nakliyeciyi korumak zorundadır. Bizleri kimseye yem etmesinler, tek beklentimiz adaletli bir navlun fiyatıdır."
Malatya Şeker Fabrikası yönetimi ve ilgili sendika temsilcileriyle görüşmelerini sürdüren nakliye esnafı, seslerinin duyulmasını ve hafta başında mağduriyetlerini giderecek net ve tatmin edici bir kararın açıklanmasını bekliyor.
KAYNAK / malatyagazete.com




















