Dört Mühür, Bir Şehir Dolusu Soru
- Telegram

EĞLENCE Mİ, KURALSIZLIK MI?
Malatya’da eğlence mekânları denetlenmiş.
İyi edilmiş.
Hem de öyle kapıdan bakıp “Kolay gelsin” denilerek yapılanından değil. Malatya Valiliği koordinesinde Emniyet, Sağlık, Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri sahaya çıkmış. Yedi iş yeri aranmış, incelenmiş.
Sonra Valilikten açıklama gelmiş.
Açıklamada denetimler sırasında “1 adet ruhsatsız tabanca, 15 adet fişek ve 25 adet sentetik ecza hap ele geçirildiği” belirtiliyor.
Durun!
Burası eğlence mekânı mı?
Cephanelik mi?
İlaç deposu mu?
İnsan, eğlenmeye giderken ruhsatsız tabancanın, fişeğin, sentetik ecza haplarının ne işi var diye sormadan edemiyor.
Elbette adli süreç tamamlanmadan kimse hakkında peşinen hüküm verilemez. Kimin hangi eylemden sorumlu olduğu, ele geçirilen maddelerin kime ait bulunduğu adli makamların işidir.
Bizim meselemiz başka.
Bizim meselemiz şu:
Bir şehirde “eğlence” denilen şey ne zamandan beri kuralsızlıkla yan yana anılmaya başladı?
RUHSAT YOK, BELGE YOK, KURAL YOK!
Valiliğin açıklamasındaki diğer tespitleri okuyalım.
Denetimlerde “kapalı alanda tütün ve tütün mamullerinin tüketimine izin verildiği”, bazı yerlerde “canlı müzik izin ve belgesinin bulunmadığı”, “gerekli izin ve belgeler olmaksızın alkollü içki sunumu yapıldığı”, “iş yeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmadığı” ve “çalışanların SGK kayıtlarının olmadığı” belirtiliyor.
Bir dakika arkadaş!
Ruhsat yok.
Belge yok.
İzin yok.
SGK kaydı yok.
Peki ne var?
Kapıda tabela mı?
Masanın üzerinde hesap pusulası mı?
Kasada para dönmesi mi?
Bir işletme ticaret yapacaksa bunun adı bellidir: Kanuna uygun çalışacak. Ruhsatını alacak. Çalışanını kayıt altına alacak. Vergisini, sigortasını, yükümlülüğünü yerine getirecek.
Kanuna uygun çalışan esnafın günahı ne?
Adam ruhsat alıyor, mevzuata uyuyor, çalışanının sigortasını yatırıyor, denetimden geçiyor. Öte tarafta bütün bunlardan kaçıldığı yönünde bir kamu tespiti varsa buna “rekabet” denilebilir mi?
Denilemez!
Kurala uyanla kuralı hiçe saydığı tespit edilen aynı terazide tartılamaz.
PEKİ, DÜNE KADAR NEREDEYDİK?
Fakat burada kamu kurumlarına da bir çift sözümüz var.
Valiliğin açıkladığı tablo doğruysa şu soruyu sormak vatandaşın hakkıdır:
Bu eksiklikler ne zamandır vardı?
Örneğin iş yeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmadığı tespit edilen bir yer ne zamandır faaliyet gösteriyordu?
SGK kaydı olmadığı belirtilen çalışanlar ne kadar zamandır çalışıyordu?
Canlı müzik izni bulunmadığı belirtilen işletmeler ne zamandır müzik yayını yapıyordu?
Bunlar yalnızca bugünün değil, denetim sisteminin sürekliliğine ilişkin sorulardır.
Denetim yapmak güzeldir.
Mühürlemek gerektiğinde mühürlemek de kamu otoritesinin görevidir.
Fakat esas başarı, kuralsızlığın kökleşmesine fırsat vermemektir.
Bir yeri bugün kapatıp yarın başka isimle, başka tabelayla, aynı alışkanlıklarla yeniden faaliyete geçmesine seyirci kalırsanız mesele çözülmüş olmaz.
Denetim kampanya değildir.
Denetim devamlılıktır.
DÖRT İŞ YERİ MÜHÜRLENDİ
Valilik açıklamasına göre tespit edilen eksiklik ve mevzuat ihlalleri nedeniyle gerekli adli ve idari işlemler başlatılmış.
Yine açıklamaya göre “4 iş yeri mühürlenerek faaliyetten menedildi.”
Ayrıca çok sayıda alkollü içeceğe, gerekli adli ve idari işlemlerin yapılabilmesi amacıyla geçici olarak el konulduğu ve ürünlerin muhafaza altına alındığı belirtiliyor.
Bundan sonrası hukukundur.
Kim ne yapmış?
Hangi ihlal hangi işletmede tespit edilmiş?
Ele geçirilen ruhsatsız tabanca kime ait?
Sentetik ecza haplarıyla ilgili adli sorumluluk kime yöneltilecek?
Bunların cevabını soruşturma ve ilgili idari süreçler verecek.
Kimseyi mahkeme kararı olmadan suçlu ilan etmek bizim işimiz değildir.
Fakat kamu makamlarının açıkladığı denetim tablosunu sorgulamak da gazetecinin görevidir.
EĞLENCEYE DEĞİL, KURALSIZLIĞA İTİRAZ!
Kimsenin insanların eğlenmesine itirazı yok.
Müzik olsun.
İnsanlar otursun.
Sohbet etsin.
Gülsün.
Esnaf para kazansın.
Çalışan ekmeğini götürsün.
Ama kanunun kapının dışında bırakıldığı bir “eğlence” anlayışı olmaz.
Ruhsatsız silahın gölgesinde eğlence olmaz.
Uyuşturucu veya sentetik ecza şüphesi doğuran maddelerin bulunduğu ortam konusunda “Bana ne?” denilemez.
Çalışanı kayıt dışı bırakıp sonra “ticaret yapıyorum” denilemez.
Kurala uyan işletmeciye onlarca yükümlülük yükleyip kuralsız çalıştığı tespit edilene göz yumulamaz.
Mesele içki değildir.
Mesele müzik değildir.
Mesele eğlence hiç değildir.
Mesele hukuktur.
Mesele kamu düzenidir.
Mesele insan güvenliğidir.
DENETİM BİR GÜNLÜK OLMAMALI
Valilik, kentte huzur ve güven ortamının korunmasına yönelik denetimlerin “azim ve kararlılıkla devam edeceğini” bildiriyor.
Devam etmeli.
Hem de yalnızca bugün değil.
Yarın da.
Bir ay sonra da.
Altı ay sonra da.
Üstelik yalnızca eğlence mekânlarında değil; mevzuata tabi bütün işletmelerde aynı ölçüyle, aynı ciddiyetle.
Çünkü devletin ciddiyeti mührün büyüklüğüyle değil, kuralın herkese eşit ve sürekli uygulanmasıyla anlaşılır.
Yedi iş yeri denetlenmiş.
Dördü mühürlenmiş.
Valilik açıklamasında sıralanan tespitler ortada.
Şimdi mesele yalnızca kapılara mühür vurmak değildir.
Asıl mesele şudur:
O mührü gerektiren şartların nasıl ortaya çıktığını anlamak ve bir daha oluşmasına izin vermemek.
Malatya’nın eğlenceye ihtiyacı olabilir.
Ama kuralsızlığa ihtiyacı yok.
Hiç olmadı.
Hiç de olmayacak.


















