Serpil CİNGÖZ

Çağın Çağrısı ve Ağır Yük

Çağın Çağrısı ve Ağır Yük
A- A+ PAYLAŞ
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
Reklam

​Sanırım insanoğlu var olduğu sürece hiç bu kadar zorlandığı bir çağa denk gelmemiştir.

​Teknolojik ilerlemelerin ve yeniliklerin içerisinde en faydalı olanı da, en zararlı olanı da hızlı iletişim veya sosyal medya olsa gerek… 

Ekranı her açtığımızda karşımıza çıkan sosyal medya fenomenleri, her gün yeni bir reçete sunan kişisel gelişim uzmanları ve dijital dünyanın o şatafatlı yüzü omuzlarımıza öyle ağır bir yük yüklüyor ki…

​Çok çalışmalısın, en iyisi olmalısın, her alanda başarıyı yakalamalısın, zengin olmalısın, güzel olmalısın, yaşlanmamalısın, her şeyi bilmeli, her konu hakkında fikir sahibi olmalısın. En iyisi, en mükemmeli için yürümelisin, durmamalısın ve hatta sürekli koşmalısın…

​Böylece sakinlikten, dinginlikten, kendimizi dinlemekten uzaklaştık. Olay insanın kendi hayat kalitesini daha iyi yere taşımaktan çıkıp, çok garip bir yarış haline döndü… 

Halbuki ne kadar çok çalışsak da çabalasak da bazen başarılı olamayabiliriz. Birileri bizden bir adım önde olabilir; düşeriz, geride kalabiliriz, bir şeylere yetişemeyebiliriz, her şeyi bilemeyebiliriz, bazen eksik kalabiliriz. 

Fakat çağın bize dayattığı bu ağır yük bizleri; içinde bulunduğu şartlardan memnun olmayan, doyumsuz, gözü daha fazlasında olan hırslı bireyler haline getirdi. 

Eskiden bir şeyler eksik kalsa bile elimizde olanlara şükredip yolumuza devam edebiliyorduk. 
Aile, dost herhangi bir ortamda, samimi bir sohbet eşliğinde içilen sade bir bardak çay tarifsiz bir mutluluk ve huzur verirken; bugün en lüks mekânlarda, en pahalı kahveleri yudumlarken bile huzuru bulamıyoruz. 

Değerlerimiz, önceliklerimiz tamamen şekil değiştirdi. Sahip olduklarımızın bereketini ve tadını kaçırıp, sürekli olmayan şeylerin arzusuyla kendimizi yoksullaştırıyoruz.

​Elbette bir Müslüman olarak inancımız ve değerlerimiz gereği çalışacağız. Ayette de Rabbimiz bildiriyor; “Öyleyse bir işi bitirince hemen diğerine koyul, boş kalınca işe koyul, Rabbine yönel.” İnşirah / 7

Elbette kendimizi, dinimizi, vatanımızı ve milletimizi elimizden geldiğince en iyi konuma taşımak için çalışıp çabalayacağız ama bu bir kıyas, bir yetişme telaşı, bir yarış haline gelmemeli. 

Yürüdüğümüz hayat yolunu keyifle yürümek dururken, sosyal medyada veya başka platformlarda sırf rant peşinde olanların ekmeğine yağ sürmek için, bize dayatılan daha zengin, daha lüks, daha güzel kısacası her şeyin “daha daha fazlası” standartlarına yetişebilmek için kendimize bu denli yüklenmeye gerçekten gerek var mı?

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Serpil CİNGÖZ yazıları