Malatya - Türk Eğitim-Sen Malatya Şube Başkanı Fevzi Şahin, okullarda şiddet olaylarının sona ermediğini, güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamının tam anlamıyla tesis edilemediğini belirterek, eğitim kurumlarında güvenliğin sağlanmasının zorunluluk haline geldiğini açıkladı. Şahin, son dönemde yaşanan olayların eğitim camiasında geleceğe ilişkin kaygıları artırdığını ve acil önlem alınması gerektiğini ifade etti.
Şahin, açıklamasında, “Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir.” dedi. ABD ve bazı ülkelerde yaşanan okul saldırılarına benzer görüntülerin Türkiye’de de görülmesinin ürkütücü olduğunu söyleyen Şahin, “Bu durum, eğitim camiamızın geleceğe dair endişelerini artırmakta ve acil önlem alınması gerekliliğini bir kez daha ortaya koymaktadır.” ifadelerini kullandı.
Eğitim ortamındaki dönüşüme dikkat çeken Şahin, “Biz ne ara, öğretmeninin önünde ceket ilikleyen öğrencilerin bugün silahla okullara girip öğretmenlerine kurşun sıkabildiği bir noktaya geldik?” ve “'Eti senin, kemiği benim' anlayışından; öğretmeni tehdit eden, hatta fiziksel şiddet uygulayan, öğretmeni katleden veli ve öğrenci profiline nasıl ulaştık?” sözleriyle yaşanan tabloya tepki gösterdi. Öğrencilerin çeteleşme ve mafyavari oluşumların içine sürüklendiğini belirten Şahin, bunun toplumsal açıdan da ele alınması gerektiğini kaydetti.
Okulların bilgi kazandıran, öğrencileri geleceğe hazırlayan, eğitimcilerin huzur ve güven içinde görev yaptığı kurumlar olduğunu vurgulayan Şahin, bu kurumların şiddet olaylarıyla anılmasının ülkenin geleceğini tehdit ettiğini söyledi. Bu nedenle eğitim kurumlarında güvenliğin sağlanmasının vazgeçilmez bir gereklilik olduğunu belirtti.
Şahin, okullarda güvenliğin sağlanması için her okula güvenlik görevlisi tahsis edilmesini istedi. Okulların kamera sistemleriyle donatılması, her okula güvenlik görevlisi ya da kolluk desteği sağlanması, giriş ve çıkışların düzenli şekilde kontrol edilmesi ve okul yönetimlerinin bu konuda daha güçlü desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Disiplin yönetmeliklerinin yeniden gözden geçirilmesini isteyen Şahin, öğretmenin etkisinin ve eğitim sürecindeki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmasını, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin etkin hale getirilmesini önerdi. Şahin, “Bu tedbirler alınmış olsaydı bugün Fatma Nur Çelik öğretmenimizi kaybetmeyecek, Siverek’te yaşadığımız elim hadiseyle karşı karşıya gelmeyecektik.” dedi.
Açıklamada okul-aile iş birliğinin artırılması da talep edildi. Velilerin eğitim sürecine daha fazla katılımının sağlanması gerektiğini belirten Şahin, öğrencilerin psikolojik gelişimleri, sosyal ilişkileri, sorunların erken tespiti ve gerekli önlemlerin zamanında alınması açısından bu iş birliğinin belirleyici olduğunu kaydetti.
Şahin, şiddetin önlenmesine yönelik yasal tedbirlerin daha da güçlendirilmesinin zorunlu olduğunu belirterek, Türk Eğitim-Sen’in 2019 ve 2023 yıllarında iki ayrı kanun teklifini milletvekilleri aracılığıyla TBMM’ye ilettiğini açıkladı. Ayrıca caydırıcı düzenlemelerin Öğretmenlik Meslek Kanunu’na eklenmesi için yoğun girişimlerde bulunduklarını ve bu sürecin hayata geçirilmesini sağladıklarını ifade etti.
Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a mektup gönderdiklerini, iş bırakma eylemleri yaptıklarını ve çok sayıda basın açıklaması düzenlediklerini belirten Şahin, buna rağmen gelinen noktada alınan önlemlerin ve mevcut uygulamaların yeterli olmadığının açıkça görüldüğünü söyledi.
Şahin, eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin, eğitim çalışanlarının ve öğrencilerin hayatı ile güvenliğinin öncelikli olması gerektiğini belirterek, bu nedenle hem okul güvenliğinin sağlanmasının hem de şiddeti önlemeye yönelik yasal tedbirlerin daha da güçlendirilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti. Bu kapsamda, tüm kurum, kuruluş ve paydaşların katılımıyla kapsamlı bir “Güvenlik Zirvesi” düzenlenmesini önerdi. Zirvede sorunun bütün yönleriyle ele alınmasını ve seferberlik anlayışıyla değerlendirme yapılmasını istedi.
Öğretmenlik Meslek Kanunu ile artırılan cezaların tavizsiz uygulanması gerektiğini vurgulayan Şahin, devletin ve toplumun bu konuda daha etkin rol üstlenmesini istedi. “Öğretmenin itibarı, devletimizin ve milletimizin itibarıdır.” diyen Şahin, eğitimcilerin statüsünün yükseltilmesi, onlara değer verilmesi ve okul ortamının şiddetten uzak tutulmasının geleceğe yapılacak yatırım olduğunu kaydetti.
Şahin, çocuklara kötü örnek oluşturabilecek dizi, film ve yayınların engellenmesini, içeriklerin düzenli biçimde denetlenmesini istedi. Açıklamada, çocukların oynadığı oyunlar ile YouTube, TikTok ve benzeri platformlardaki içeriklerin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, çeteleşmeyi özendiren, mafyavari oluşumları teşvik eden ve şiddeti sıradanlaştıran yapımların önüne geçilmesinin zorunlu olduğu ifade edildi.
Şahin, eğitimciler ve öğrenciler şiddet sarmalından uzak tutulamazsa okulların güvenli alanlar olmaktan çıkacağını, öğretmenler ile öğrencilerin okullarında kendilerini güvende hissetmeleri ve eğitim faaliyetlerini huzur içinde sürdürebilmeleri gerektiğini söyledi. Açıklamasını, “Biz susmuyoruz. Şiddete karşı tek sesiz. Okullar güvenli alanlar olana dek mücadelemiz sürecek. Eğitimde şiddete sıfır tolerans. Ülkemizin aydınlık, müreffeh geleceği şiddete kurban edilemez.” sözleriyle tamamladı.
KAYNAK: malatyayenises.com / malatyagazete.com





















