Reklam
Reklam
Reklam

"Kamu malı üzerinden düzen kuranları rahatsız ettim"

A- A+ PAYLAŞ
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
Reklam

Malatya Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Esenlik A.Ş. Genel Müdürlüğüa göreviden ayrılan Veysel Tay, yaptığı yazılı açıklamada, şahsına ve ailesine yönelik bir algı operasyonu yürütüldüğünü ifade ederek, hukuki mücadelesini daha etkin sürdürebilmek adına bu kararı aldığını bildirdi. Yaklaşık iki yıllık görev süresindeki şirket verilerini de paylaşan Tay, kurumun mali yapısını güçlendirdiklerini vurguladı.

Veysel Tay, 25 Mart 2026 tarihli yaptığı basın açıklamasında, 2024 yerel seçimlerinin ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in teklifiyle başladığı genel müdürlük görevinden ayrıldığını açıkladı. İstifa gerekçesi olarak, küçük yaştaki kızının mağdur olduğu bir olay üzerinden yürütülen "itibar suikastını" gösteren Tay, meseleyi siyasi zemine çeken odaklara karşı hukuk önünde hesap soracağını dile getirdi.

Görev süresi boyunca kamu malını koruma ve israfı önleme ilkesiyle hareket ettiğini kaydeden Veysel Tay, şirketin cirosunun 1 milyar liradan 3 milyar liranın üzerine çıktığını belirtti. İdari kadroyu 87 kişiden 50’nin altına düşürdüklerini ve dışarıdan borçlanma yapmadan yeni yatırımlar gerçekleştirdiklerini açıklayan Tay, menfaat düzeni bozulan çevrelerin hedefi haline geldiğini ifade etti.

Veysel Tay’ın kamuoyuyla paylaştığı açıklamanın tam metni şu şekilde:

"2024 yerel seçimlerinin hemen ardından, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Sami Er’in teklifiyle Esenlik A.Ş. Genel Müdürü olarak göreve başladım. Göreve geldiğim ilk günden itibaren tek önceliğim; kamu malını korumak, israfı önlemek, kurumu disipline etmek ve Esenlik’i Malatya halkına layık bir yapıya kavuşturmak olmuştur.

Bugün gelinen noktada, kamuoyuna yansıyan ve en büyük, hatta tek gerçek mağduru küçük yaştaki kızım olan son derece üzücü bir olay üzerinden şahsıma, aileme ve görev yaptığım kuruma yönelik organize bir algı operasyonu yürütüldüğü açıkça görülmektedir. Bir çocuğun maruz kaldığı şiddetin ve bunun eğitim hayatı üzerindeki olumsuz etkilerinin konuşulması gerekirken, meselenin bilinçli şekilde siyasi zemine çekilmesi; vicdanla değil hesapla hareket edenlerin eseridir.

Bu nedenle, ailemin daha fazla yıpratılmaması ve şahsıma yönelik itibar suikastına karşı hukuk önünde daha güçlü ve daha serbest şekilde mücadele edebilmek adına Esenlik A.Ş.’deki tüm görevlerimden istifa ederek ayrılmış bulunuyorum.

Buradan açıkça ilan ediyorum: Basında, sosyal medyada ve farklı mecralarda şahsımı, ailemi ve görev sürecimizi hedef alan; yalan, çarpıtma, karalama ve itibarsızlaştırma faaliyetlerinin hiçbirini cevapsız bırakmayacağım. Bugüne kadar sustuysam, bu zafiyetten değil; makamın ağırlığını ve devlet ciddiyetini koruma hassasiyetindendir. Ancak bundan sonraki süreçte herkes konuştuğu sözün de yazdığı iftiranın da hukuk önünde hesabını verecektir.

Görev yaptığım yaklaşık iki yıl boyunca en fazla rahatsızlık verdiğimiz çevreler; kamu malı üzerinden düzen kuranlar, kurumu şahsi çıkarlarına göre yönetmek isteyenler, alıştıkları imtiyazların sona ermesinden huzursuz olanlar ve basın görüntüsü altında tetikçilik yapan odaklar olmuştur. Çünkü biz, Esenlik’i birilerinin arka bahçesi değil, Malatya halkının emaneti olarak gördük. Bu anlayış, menfaat düzenine alışmış olanları doğal olarak rahatsız etti.

Bu iki yıllık dönem boyunca şahsımı yıpratmaya yönelik sistematik yayınlar yapılmış, hiçbir somut bilgi ve belgeye dayanmayan ithamlarla kurum yönetimi itibarsızlaştırılmak istenmiştir. Esenlik’in kötü yönetildiği, zarar ettiği, pahalı olduğu ve benzeri iddialar sürekli dolaşıma sokulmuştur. Oysa rakamlar ortadadır ve gerçekler çok nettir.

Göreve geldiğimizde 647 tam zamanlı çalışanı ve yaklaşık 1 milyar lira yıllık cirosu bulunan şirket, bugün 454 tam zamanlı ve 48 part-time çalışanla 3 milyar liranın üzerinde yıllık ciroya ulaşmıştır. Son iki yılda işletme giderlerimiz sadece yüzde 80 artarken, gelirlerimiz yüzde 200’ün üzerinde artış sergilemiştir. Göreve geldiğimizde 87 kişi olan idari bina kadrosunun 50’in altına düşürülmüş olması bile kamu kaynaklarının ne kadar verimli kullanıldığının açık bir göstergesidir. Yani laf üretenler değil, iş üretenler konuşmuştur. Manipülasyon yapanlar değil, rakamlarla sonuç ortaya koyanlar başarıyı getirmiştir.

Üstelik bu başarı; dışarıdan kuruma yığılan kadrolarla değil, büyük ölçüde kurumun mevcut çalışanlarıyla ve içerideki emekle sağlanmıştır. Dışarıdan katkı yalnızca genel müdür ve genel müdür yardımcısı düzeyinde olmuştur. Yani başarı; adaletli yönetimin, disiplinin, emeğe saygının ve kamu kaynaklarına sahip çıkmanın sonucudur.

Görev süremiz boyunca tek kuruş borçlanma yapılmamış, tek kuruş sermaye artırımı olmamış, belediyeden tek kuruş destek alınmamıştır; yeni şube yatırımları tamamen öz sermaye ile gerçekleştirilmiştir. Et, manav ve unlu mamuller başta olmak üzere taze ürün gruplarında kaliteyi ve sürdürülebilirliği artıran önemli adımlar atılmıştır. Güçlü rakiplerin piyasaya girdiği bir dönemde dahi Malatya halkının Esenlik Marketleri’ne gösterdiği teveccüh artarak devam etmiştir. Çünkü vatandaş kimin iş yaptığını, kimin algı yaptığını çok iyi görmüştür.

Bizim yönetim anlayışımız, bir kamu şirketini birilerine kaynak aktaran yapıya dönüştürmek değil; zarar etmeyen, ayakta duran, vatandaşı ezen değil koruyan bir model oluşturmaktı. Bu nedenle dengeli fiyat politikası izledik, gelir artışının önemli kısmını yine vatandaş lehine düşük marj anlayışıyla yansıttık. Bugün geldiğimiz noktada Esenlik Marketler Grubu, profesyonel büyük zincirlerle yarışabilecek bir seviyeye ulaşmıştır. Bu başarıya tahammül edemeyenlerin rahatsızlığı, bizim başarımızın en açık göstergesidir.

Ayrıca altını özellikle çizmek isterim: Görev sürem boyunca hiçbir basın kuruluşuna, alınmayan bir hizmet karşılığında tek kuruş ödeme yapılmamıştır. Hiçbir siyasi ya da farklı çevrenin personel alımı, yer değişikliği veya benzeri talepleri karşısında kurumsal ilkelerden taviz verilmemiştir. İşte asıl mesele de tam olarak budur. Çünkü bazıları kamu kurumlarını hizmet alanı değil nüfuz alanı, bazıları da kamu şirketlerini milletin emaneti değil şahsi tasarruf sahası olarak görmek istemektedir.

Bugün şahsıma yönelik saldırıların arka planında da tam olarak bu düzenin bozulmuş olması vardır. Küçük bir çocuğun yaşadığı mağduriyet üzerinden siyaset devşirmeye çalışanlar da, kurumsal disiplinin intikamını almaya çalışanlar da, kalemini ve ekranını hakikat için değil sipariş için kullananlar da bilsin ki; bundan sonra karşılarında susan değil, hukuk önünde sonuna kadar mücadele eden bir irade bulacaklardır.

Ben bugüne kadar görevimi onurumla yaptım. Kamu malına el uzatmadan, birilerinin adamı olmadan, hiçbir kirli pazarlığın parçası olmadan yürüdüm. Bundan sonra da aynı duruşla yoluma devam edeceğim. Esenlik’ten ayrılmış olmam, şahsıma, aileme ve kamu vicdanına yönelen haksızlıklar ile kamu malına uzanan eller karşısında geri duracağım anlamına gelmez. Tam aksine, artık daha açık, daha net ve daha kararlı olacağım.

Bu vesileyle, iki yıl boyunca büyük fedakârlıkla omuz omuza çalıştığım tüm mesai arkadaşlarıma ve özellikle yaşanan bu üzücü sürecin en ağır yükünü taşıyan kıymetli aileme fedakârlıklarından dolayı teşekkür ediyorum. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

KAYNAK: malatyayenises.com / malatyagazete.com

BİLGİ: Malatyagazete.com, hiçbir ajansa abone değildir. Haber değeri taşıyan etkinlik, bilgi, dosya, ihbar ve basın bültenlerinizi burhan.karadum@gmail.com ve malatyagazetehaber@gmail.com e-mail adreslerine gönderebilirsiniz

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.