MALATYA - Malatya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Cinayet Bürosu ekiplerinin yıllara yayılan çalışması, yaklaşık 10 yıldır kayıp olarak aranan Hüseyin Bağatur’un cinayete kurban gittiğini ortaya koydu. Yeşilyurt’ta 2014 yılında kaybolan Bağatur’un cansız bedeni, 6 Şubat depremlerinin ardından Doğanşehir’in Yuvalı Mahallesi’nde, kayısı bahçesi içindeki metruk bir yapının temelinde bulundu. Dosyada, şüphelilere yönelik üç ayrı operasyon düzenlendiği, ilk iki girişimde gözaltına alınan kişilerin adli kontrolle serbest kaldığı, üçüncü operasyonda ise tutuklamaların gerçekleştiği bilgisi yer aldı.
Soruşturmada; kayıp başvurusunun alınmasından dosyanın cinayet birimine devrine, telefon kayıtlarının incelenmesinden jeofizik ölçümlere, deprem sonrası değişen sahaya kadar uzanan çok katmanlı bir süreç izlendi. Cinayet Büro ekipleri, şüphelilerin hareketliliği, baz-HTS kayıtları ve saha gözlemleriyle Doğanşehir’in Yuvalı kırsalında bir noktaya odaklandı. Bu noktada cinayetin ardından inşa edildiği belirtilen, kapısı ve penceresi bulunmayan tek katlı tuğla bir yapı, soruşturmanın merkezine yerleşti.
İnatçı Takip: Üç Operasyon ve Jeofizik Mühendisleri
Asayiş Şubesi Cinayet Büro ekipleri, şüphelerin odağındaki isimler üzerine 2021 yılından itibaren üç büyük operasyon gerçekleştirdi. Mart 2021 ve Kasım 2021 tarihlerinde yapılan ilk iki girişimde gözaltına alınan şüpheliler, delil yetersizliği sebebiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak Cinayet Büro ekipleri pes etmeyerek, Doğanşehir ilçesi Yuvalı Mahallesi'ndeki şüpheli bir bağ evini takibe aldı.
Cinayetin hemen ardından inşa edilen bu yapı için Cinayet Bürosu tarafından gönüllü jeofizikçilerden oluşan özel bir ekip kuruldu. Teknik cihazlarla yapılan ölçümler, evin temelinde şüpheli boşluklar olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, yapının çökme riski nedeniyle o tarihte evin tam altında kazı yapılmasının imkansız olduğunu raporladı. Polis, bu engeli aşmak için evi uzaktan izlemeye ve teknik takibi derinleştirmeye devam etti.

Mezar Eve Deprem Darbesi
Asrın felaketi olarak adlandırılan 6 Şubat depremleri, maktulün üzerine dökülen beton sırrı da yerle bir etti. Asayiş Şubesi Cinayet Büro, Yuvalı Mahallesi'ndeki şüpheli evin tavan tabyasının çöktüğünü tespit ederek Temmuz 2024’te bölgeye iş makineleriyle çıkarma yaptı. Enkaz kaldırıldıktan sonra temelde yaklaşık iki metre derinliğe inen ekipler, Hüseyin Bağatur’un ceset kalıntılarına ve kaybolduğu gün üzerinde bulunan eşyalarına ulaştı. Yapılan incelemeler, Bağatur’un öldürüldükten sonra inşaat temeline atıldığını, üzerine temel taşları konulup mikserle beton dökülerek evin bu "mezar" üzerine inşa edildiğini kanıtladı. Kapı ve pencere takılmayan bu yapının yıllarca aynı halde kalması, soruşturmanın kritik başlıklarından biri oldu.
Cesedin bulunmasının ardından 17 Temmuz 2023 tarihinde gerçekleştirilen üçüncü operasyonla Ali Rıza Türker, Bayram Türker ve Hediye Geçen gözaltına alındı. Teknik veriler, HTS kayıtları ve jeofizik raporlarıyla desteklenen soruşturma neticesinde adli makamlara sevk edilen üç zanlı tutuklanarak cezaevine gönderildi. 2016 yılından 2024 yılına kadar süren sağduyulu ve özverili çalışma meyvesini verirken, maktulün ailesi 10 yıl sonra gelen acı haberle sarsıldı. Cinayete ilişkin dava, Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu sanıkların yargılanmasıyla devam ediyor.
Bir kayıp dosyası nasıl “cinayet” dosyasına döndü?
Hüseyin Bağatur’un en son 21 Ekim 2014 tarihinde görüldüğü, bu tarihten sonra kendisinden haber alınamadı. Yakın çevrenin endişesi büyürken, 30 Aralık 2015’te kardeşi Zahide Kopan tarafından resmi kayıp müracaatı yapıldı. Cumhuriyet Savcılığının talimatı üzerine dosya, 14 Ocak 2016 tarihinde Yeşilyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından işlem görmeye başladı. Bu aşamada, kardeşi Zahide Kopan ile eski eşi Hediye Geçenin ifadeleri alınarak kayıp prosedürü işletildi.
Ancak zaman ilerledikçe dosya “kayıp” tanımının dışına taşmaya başladı. Kişinin uzun süre bulunamaması ve hayatından endişe duyulması üzerine dosya, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne verildi. Cinayet Büro, kayıp vakayı bir “sıradan kayıp” dosyası gibi değil, kötüye giden ihtimalleri de içeren bir risk dosyası gibi ele aldı.

İlk somut adım: Salköprü’de apartman zemininde kazı
Soruşturmanın dikkat çekici aşamalarından biri, 11 Kasım 2021 tarihinde yapılan kazı oldu. Adli makamların verdiği izinle, Bağatur’un eski kayınbabası Sabri Geçen’e ait olduğu belirtilen Salköprü Mahallesi Turgut Temelli Caddesi’ndeki Ada Apartmanı zemin katında kazı yapıldı. Kazıya Malatya Büyükşehir Belediyesi görevlileri, Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri ve Cinayet Büro görevlileri katıldı.
Kazıdan sonuç alınamadı. Ardından Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla Hediye Geçen, Ali Rıza Türker, Mustafa Geçen, Zeliha Geçen, Dürdane Geçen, Sabri Geçen ve Mehmet Geçen olmak üzere 7 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler, adli makamlara sevk edildikten sonra adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Bu ilk dalga, dosyada “arandı, bakıldı, bulunamadı” noktasında kapanmadı. Cinayet Büro, soruşturmayı farklı bir hatta taşıdı.

HTS ve baz incelemesi: Kırsal bir noktada yoğunlaşan iz
Asayiş Şubesi Cinayet Bürosu ekipleri, şüpheli şahısların HTS ve baz incelemelerini detaylandırdı. Dosyaya yansıyan değerlendirmeye göre, olaydan sonra şüphelilerin Doğanşehir Yuvalı köyü Höbelek mevkiinde yoğunlaştığı anlaşıldı. Bölgede Pek Deresi mevkiinde şüpheli Ali Rıza Türker’e ait bir arazi olduğu belirlendi. Olay tarihinde burada bir bağ evi inşaatı yapıldığı değerlendirmesi dosyada yer aldı.
Bu tespit, soruşturmanın odağını kırsal alana taşıdı. Dosyada artık bir “adres” vardı; ancak bu adresin “neresinin” şüpheli olduğu, hangi noktanın kazılması gerektiği, delilin nasıl korunacağı ve yapının güvenliği gibi teknik başlıklar soruşturmayı zorlu hale getirdi.
Jeofizik tarama: “Şüpheli nokta” tespit edildi
Kasım 2021’de adli izinle Malatya Jeofizik Odası’ndan mühendis ve gönüllü jeofizikçilerden oluşan bir ekip kuruldu. Bölgede Pek Deresi mevkiinde şüpheli Ali Rıza Türker’e ait arazi ve inşaat halindeki yapının jeofizik haritası çıkarıldı. Teknik ölçümlerde, evin alt kısmında daha sonra kazı yapılacak noktaya karşılık gelen bölümün şüpheli alan olarak görüldüğü kaydedildi.
Bu aşamada soruşturmanın en kritik sorunu, yapının durumuydu. Dosyada, evin yıkılma ihtimali nedeniyle o dönem derin kazı yapılamadığı bilgisine yer verildi. Delile yaklaşmak mümkündü ama delili ortaya çıkarmak, yapıyı çökertme riskini beraberinde getiriyordu.
Kadavra köpeği ile arama: Sonuç yok, şüphe devam
İkinci aşamada, adli izinle ev çevresinde kısıtlı kazı yapıldı. 11 Kasım 2021’de gerçekleştirilen kazı, yapının yıkılma tehlikesi nedeniyle sonlandırıldı ve sonuç alınamadı.
Jeofizik ölçümlerden sonra sahaya, jandarma kuvvetlerinden ceset ve kadavra arama köpeği istendi. Yapılan çalışmalara rağmen sonuç alınamadı. Buna rağmen dosyada, Cinayet Büro’nun şüpheleri sürdü ve takip bırakılmadı.
İkinci operasyon: Yeniden gözaltılar, yine adli kontrol
Şüphelerin güçlenmesi üzerine, ikinci operasyon süreci işletildi. 24 Kasım 2021 tarihinde şüphelerin arttığı Ali Rıza Türker, Bayram Türker ve Hediye Geçen gözaltına alındı. Şüpheliler adli makamlara sevk edildi, ancak delil yetersizliği nedeniyle serbest bırakıldı.
Bu nokta, dosyada “çıkmaz” gibi görünen dönemdi. Ancak Cinayet Büro, dosyayı raflara kaldırmak yerine takibi sürdürdü. Sahada gözlem, teknik inceleme ve yeni verilerle süreç canlı tutuldu.

Deprem sonrası sahada değişen denge: Yapı çöktü, kapı aralandı
Dosyada dönüm noktası olarak öne çıkan gelişme, 6 Şubat 2023 depremleri oldu. Yuvalı köyünde yapılan saha araştırmaları sonucunda, daha önce kazı yapılmış ve yıkım riski nedeniyle tam müdahale edilemeyen yapının depremle birlikte üst tavanını tabanın üzerine düşmesiyle yıkık hale geldiği anlaşıldı. 20 Haziran 2023 tarihinde yapının yıkık görüldüğü tespit edildi
Elde edilen yeni delillerin ardından adli makamların kararıyla üçüncü operasyon için düğmeye basıldı.
Üçüncü operasyon: Kazı başladı, kalıntılara ulaşıldı
17 Temmuz 2023 tarihinde Doğanşehir Belediyesi kazı ekibi, jandarma kuvvetleri, Olay Yeri İnceleme ve Cinayet Büro ekipleri bölgede kazıya başladı. Enkaz kaldırıldıktan sonra temelden yaklaşık 1,5-2 metre derinlikte maktul Hüseyin Bağatur’un ceset kalıntılarına ulaşıldı.
Ceset kalıntıları, Malatya Jeofizik Odası’ndan mühendis ve gönüllü jeofizikçilerden oluşan ekibin Kasım 2021’de şüpheli alan olarak gösterdiği bölgede bulundu.
Aynı tarihte Ali Rıza Türker, Bayram Türker ve Hediye Geçen yeniden gözaltına alındı. Adli makamlara sevk edilen şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Cinayetin gizlenme yöntemi: Temel, taş, beton ve tuğla
Dosyadaki değerlendirmede, Bağatur’un başına tabanca ile ateş edilerek öldürüldükten sonra kayısı bahçesine götürüldüğü, temel kazısına gömülerek üzerine temel taşları konduğu, ardından mikserle beton döküldüğü belirlendi. Üzerine tuğla duvar örülüp, tavan betonu atılarak bir yapı yapıldı, kapı ve penceresi takılmadı. Bu yöntemle, hem cesedin saklanması hem de alanın “normalleştirilmesi” amaçladı yönünde
Dosyanın bugün geldiği yer: Dava sürüyor
Asayiş Şubesi Cinayet Büro’nun 2016-2023 yılları arasında dosyayı rafa kaldırmadan sürdürerek, uzun süreli teknik ve saha araştırmalarıyla elde edilen delilleri güçlendirerek ortaya çıkarttığı cinayete ilişkin dava, Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, üç sanığın tutuklu yargılandığı dosyada devam ediyor.
Kaynak: malatyayenises.com, malatyahaber.com, malatyagazete.com


















