Reklam

"Suriye'de Güvenliğimizi Tehdit Edecek Hiçbir Yapıya İzin Vermeyeceğiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma Anlaşması'nın detaylarını ve bölgedeki kritik gelişmeleri değerlendirdi. Anlaşmanın kolektif caydırıcılık esasına dayandığını belirten Erdoğan, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin sona erdirilmesi, Lübnan'a yönelik saldırıların durdurulması ve Suriye'de kalıcı istikrarın sağlanması gerektiğini vurguladı.

A- A+ PAYLAŞ
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
Reklam

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Mekke Savunma Anlaşması ve Bölgesel Güvenlik Açıklaması
 


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile birlikte imzaladığı Mekke Savunma Anlaşması’nın ardından Şarku’l Avsat gazetesine mülakat verdi. Erdoğan; üçlü savunma mekanizmasının kapsamından Hürmüz Boğazı'ndaki enerji arz güvenliğine, Türkiye-Suudi Arabistan stratejik ortaklığından Suriye ve Lübnan'daki son duruma kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu.


Mekke Üçlü Savunma Anlaşması’nın Ortaya Çıkışı


Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşma fikrinin bölgedeki gelişmelerin ortaya çıkardığı yeni koşullar ve üç ülkenin ortak sorumluluk bilinci doğrultusunda şekillendiğini belirtti. Bölgesel meselelerin bölge aktörleri tarafından çözülmesi gerektiğine inandıklarını kaydeden Erdoğan, bu adımla söz konusu anlayışın ilk somut örneğinin hayata geçirildiğini ifade etti.
Erdoğan, anlaşmanın niteliğine ilişkin olarak, "Bu anlaşma üç ülke arasındaki bir mutabakat olmanın ötesinde, bölgede istikrarı sağlamak ve kardeş ve dost halkların güvenlik ve huzur içinde yaşamasını mümkün kılmak konusunda üstlendiğimiz tarihi sorumluluğun bir göstergesidir. Bu anlaşma, barış ve istikrar isteyen tüm kardeş ülkelere açıktır" değerlendirmesinde bulundu.


ABD-İran Gerilimi ve Bölgesel Çözüm Vurgusu
Anlaşmanın yalnızca ABD ile İran arasındaki gerilimin dönemsel bir yansıması olarak görülmesinin eksik bir yaklaşım olacağını dile getiren Erdoğan, sürecin uzun süredir yürütülen diplomatik temasların sonucu olduğunu vurguladı.
Anlaşmanın Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hakkı çerçevesinde yapıldığını hatırlatan Erdoğan, "Dışarıdan ithal edilen çözümlerin felaket getirdiğini çok iyi biliyoruz. Bu nedenle Türkiye olarak sürekli şekilde bölge ülkelerinin kendi iradesine ve ortak aklına dayanan politikalar doğrultusunda hareket ettik. Mekke Anlaşması’ndan doğan üçlü mekanizmayı anlık bir tepki olarak değil, stratejik bir irade adımı olarak görüyoruz" dedi.


Kolektif Caydırıcılık ve Güvenlik Mimarisi


Anlaşma metninde yer alan "taraflardan birine yönelik saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağı" ilkesini doğrulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapının temelinin kolektif caydırıcılık olduğunu söyledi. Anlaşmanın savunma sanayisinde ortak projeleri ve terörle mücadeleyi de kapsadığını belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Anlaşmanın temel yaklaşımı, taraflardan birinin güvenliğine yönelik herhangi bir tehdidin diğer imzacı taraflar açısından da güvenlik tehdidi olarak değerlendirilmesidir. Ancak konuyu yalnızca askeri boyutuyla değerlendirmemek gerekir. Temel amaç caydırıcılığı güçlendirmek, dayanışma ruhunu pekiştirmek ve bölgesel istikrarı korumaktır. Güvenliğimiz hepimizin güvenliğini sağlayacak adımlarla mümkündür."


Hürmüz Boğazı ve Küresel Enerji Arz Güvenliği


Körfez bölgesinin güvenliğinin küresel ekonomi ve uluslararası ticaret açısından taşıdığı öneme değinen Erdoğan, Hürmüz Boğazı'nın dünya ekonomisinin can damarlarından biri olduğunu ifade etti.
Bölgedeki gerilimin petrol fiyatları ve küresel piyasalar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Erdoğan, "Temennimiz ve beklentimiz mevcut gerilimin mümkün olan en kısa sürede sona ermesi ve Hürmüz Boğazı’nın uluslararası ticarete güvenli, istikrarlı ve kesintisiz şekilde hizmet veren rolüne dönmesidir. Bunun gerçekleşmesi ise tüm tarafların itidalli davranmasına ve diplomasi kanallarını açık tutmasına bağlıdır" diye konuştu.


Türkiye-Suudi Arabistan İlişkilerinde Stratejik Dönem


Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki münasebetleri ortak tarih ve karşılıklı çıkarlara dayanan stratejik bir ortaklık olarak tanımlayan Erdoğan; ekonomi, ticaret, savunma sanayisi, enerji ve turizm alanlarındaki iş birliğinin ivme kazandığını belirtti. Önümüzdeki süreçte ilişkileri daha üst seviyelere taşıyacak adımların atılacağını bildirdi.


Lübnan'a Yönelik Saldırılar ve Bölgesel İstikrar


Lübnan'ın egemenliği, siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin dış müdahaleler ve çatışma alanı haline getirilmesine karşı olduklarını kaydetti.
İsrail'in saldırılarına değinen Erdoğan, "İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının derhal sona ermesi gerekiyor. Bu kapsamda Lübnan'da ateşkese ulaşmak amacıyla yürütülen görüşmeleri olumlu bir adım olarak görüyoruz" dedi. Erdoğan, Türkiye'nin teknik destek ve iş birliği iradesini Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam'a da ilettiklerini aktardı.


Suriye'de Yeni Süreç ve Güvenlik Öncelikleri


Suriye'deki dönüşüm sürecini Suriye halkının geleceğini belirleme iradesi açısından önemli bir aşama olarak değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ulusal güvenlik hassasiyetlerini yineledi.
Erdoğan, Suriye sahasındaki gelişmelere ilişkin şunları kaydetti: "Suriye, Aralık 2024'ten bu yana güvenlik koşullarının iyileştirilmesi, ekonomik kalkınma ve toplumsal uzlaşının tesisi yolunda mesafe katetti. En önemli beklentimiz, bu yeni aşamanın kalıcı barış, istikrar ve Suriye’nin yeniden imarı için zemin hazırlamasıdır. Suriye’nin kuzeyinde veya ülkenin herhangi bir bölgesinde Türkiye’nin güvenliğini tehdit edecek herhangi bir örgüt ya da yapının varlığına izin vermeyeceğiz."


KAYNAK:  malatyagazete.com

BİLGİ: Malatyagazete.com, hiçbir ajansa abone değildir. Haber değeri taşıyan etkinlik, bilgi, dosya, ihbar ve basın bültenlerinizi burhan.karadum@gmail.com ve malatyagazetehaber@gmail.com e-mail adreslerine gönderebilirsiniz

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.