Reklam

Deprem Davalarına Yargıtay Şoku... "Raporların Soyut, Hatalı ve Yetersiz Olduğu Belirlendi"

Deprem Davalarına Yargıtay Şoku...
A- A+ PAYLAŞ
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit

Malatya — Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 69 kişinin hayatını kaybettiği Güneşli Kocabaş Sitesi davasında Yargıtay, yerel mahkeme ve istinaf kararını bozdu. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, dosyadaki bilirkişi raporlarını yetersiz bularak, üniversitelerden seçilecek yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasına ve davanın yeniden görülmesine hükmetti.

Malatya Baro Başkanı Av. Onur Demez ise, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin Güneşli Kocabaş Sitesi davasına ilişkin verdiği bozma kararını değerlendirdi. Demez, yerel mahkemelerin ve bölge adliye mahkemelerinin savunma makamının bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarını dikkate almadığını ifade etti.

Yargıtay kararında, Bölge Adliye Mahkemesi’nin hem maddi vakıa hem hukuki denetim yapabilen merci olduğuna dikkat çekilerek, 5271 sayılı CMK’nın 280/1-g maddesi gereğince duruşma açılması, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi, kriminal laboratuvarlar veya grafoloji uzmanlarından rapor alınması ve yapının projelendirme, inşa ve denetim aşamasında görev aldığı iddia edilen sanıkların sorumluluklarının her biri yönünden ayrı ayrı, teknik verilere dayalı yeni bir bilirkişi değerlendirmesi yapılması gerektiği ifade edildi.

Kahramanmaraş'ın Dulkadiroğlu ilçesi Dereli Mahallesi'nde bulunan Güneşli Kocabaş Sitesi 7. Blok'un ilk depremde tamamen yıkılması sonucu 69 kişi ölmüş, 22 kişi de yaralanmıştı Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Ahmet Say hakkında beraat kararı vermiş, sanıklar Ali Tas, Ökkeş Kır ve Ökkeş Say’ı 14 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına, sanıklar Abdulkadir Tatar, Abdullah Üren, Kerim Sönmez, Mücahit Kar ve Tebernüs Özyurt’u ise 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırmıştı. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi bu kararı onamıştı.

Sanıkların temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtay’a gitmişti. Temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay 12. Ceza Dairesi, kararın oy birliğiyle bozulmasına karar verdi.

Yeni Bilirkişi Kurulu Oluşturulacak

Yargıtay’ın bozma kararının ana gövdesini mevcut bilirkişi raporlarının niteliği ve teknik incelemelerin eksikliği oluşturdu. Yüksek mahkeme, sanıkların itirazlarını ve sundukları bilimsel mütalaaları değerlendirerek, teknik üniversitelerden yeni bir heyetin görevlendirilmesini istedi. Kararda, imar mevzuatına aykırılıkların ve bu aykırılıkların yıkılmaya etkisinin teknik verilerle her bir sanık için ayrı ayrı açıklanması gerektiği vurgulandı.

Adil Yargılanma Hakkı Vurgusu

Yargıtay, istinaf mahkemesinin duruşma açmadan dosya üzerinden karar vermesini anayasal bir hak ihlali olarak değerlendirdi. Kararda, şu ifadelere yer verildi:

"İncelenen dosyada; sanıkların suçlamayı reddetmeleri, aleyhlerine düzenlenen bilirkişi kurulu raporlarının soyut, hatalı ve yetersiz olduğunu belirterek, bu yönde 5271 sayılı CMK'nın 67/6. maddesi kapsamında uzmanından bilimsel mütalaalar alarak dosyaya sunmaları ve yine yıkılan yapıya ilişkin aleyhlerine değerlendirilen çeşitli belgelerdeki imzaların sahte olduklarını ileri sürmeleri karsısında, sanıklar Abdulkadir Tatar, Abdullah Üren, Ali Tas, Kerim Sönmez, Mücahit Kar, Ökkeş Kır, Ökkeş Say, Tebernüs Özyurt'un hapis cezası ile cezalandırıldıkları da göz önünde bulundurulduğunda, hem maddî vakıa denetimi hem de hukukî denetim yapabilen Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, maddî sorunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilebilmesi amacıyla, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi gereğince duruşma açılması, imza inkârında bulunan sanıklar yönünden bir grafoloji uzmanından, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesinden veya kriminal laboratuvarlardan rapor alınması, ayrıca yapının projelendirme, inşa ve denetim aşamasında görev aldığı iddiasıyla haklarında kamu davaları açılan sanıkların, yapının yapım tarihinde yürürlükte bulunan imar mevzuatına ve dönem itibariyle bilim ve fennin gerektirdiği teknik Sartlara uygun davranıp davranmadıklarını, aykırı davrandıklarının tespiti hâlinde de bu aykırılığın yapının yıkılmasına etkisini teknik verilere dayalı olarak her bir sanık için ayrı ayrı açıklayan, tarafların önceki raporlara yönelik itirazları ile dosyaya sunulan uzman mütalaalarını da irdeleyen, İstanbul Teknik Üniversitesi (ITÜ), Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ya da başka bir teknik üniversitenin inşaat mühendisliği bölümünde, zemin ve temel etüdü raporu yönünden jeofizik ve jeoloji mühendisliği bölümünde görevli öğretim üyelerinden oluşacak yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınması, toplanan tüm deliller değerlendirilerek, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi gözetilmek suretiyle istinaf incelemesinin tamamlanması gerekirken, sanıklar ve müdafilerinin duruşma talepleri hakkında hiçbir değerlendirilme yapılmaksızın ve duruşma yapılmasını gerektirmeyen haklı sebeplerin bulunmadığı da gözetilmeksizin, sanıklar hakkında dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde istinaf başvurularının esastan reddi kararları verilmek suretiyle 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 'Hak arama hürriyeti' başlıklı 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi, ..."

Dava dosyası, Yargıtay’ın bozma kararı sonrası yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye geri gönderildi.

Adil Yargılanma Hakkı İhlali Vurgusu

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2026/1197 esas numaralı kararını inceleyen Malatya Baro Başkanı Onur Demez, kararın yerel mahkemeler açısından eksiklikleri ortaya koyduğunu belirtti. Demez, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan "Adil Yargılanma Hakkı"nın ihlal edilmesinin bozma kararındaki en temel unsur olduğunu kaydetti.

Bilirkişi Raporları Teknik İncelemeden Uzak

Yargılama sürecinde kullanılan bilirkişi raporlarının teknik derinlikten yoksun olduğunu savunan Demez, raporların "kopyala-yapıştır" yöntemiyle hazırlandığını ileri sürdü. Özellikle Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Yalova Üniversitesi’nden alınan raporların mutlak doğru kabul edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ifade eden Demez, dosyaya sunulan bilimsel uzman mütalaalarının göz ardı edildiğini aktardı.

Kusurlu ve Kusursuzun Ayrılması Gerekiyor

Adaletin tesisi için her bir sanığın kusur durumunun ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini belirten Onur Demez, genel bir cezalandırma mantığının hukukla bağdaşmadığını vurguladı. Demez, Malatya’daki benzer dosyalarda da birçok kişinin hapis cezası almasına rağmen gerçek sorumluların tespit edilemediği durumlarda adaletin tam anlamıyla yerini bulmadığını sözlerine ekledi.

Malatya Baro Başkanı Av. Onur Demez, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: "Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin kararını incelediğimizde, bu kararın yerel mahkemeler açısından acı bir tabloyu ortaya koyduğunu görüyoruz. Biz avukatlar, yapılan yargılamalarda bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağını, bu raporların kopyala-yapıştır mantığıyla hazırlandığını defalarca kez dile getirdik. Ancak bu taleplerimiz bugüne kadar hiçe sayıldı. Yargıtay, bozma kararının ilk maddesinde Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini açıkça belirtmiştir. Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Yalova Üniversitesi raporları Türkiye’de tartışmasız bir rapor gibi dikkate alınarak kararlar verildi. Oysa her sanığın, her binanın durumu teknik verilerle ayrı ayrı incelenmelidir. Bir hukukçu olarak suçun üstünü örtmek değil, kusuru olanla olmayanın ayrılmasını talep ediyoruz. Her sanığa ceza vermek adalet değildir. Karara sevinsek de arada geçen üç yıl ve mağdurların tükenen sabrı adaletin geciktiğini göstermektedir."

KAYNAK: malatyayenises.com / malatyagazete.com

BİLGİ: Malatyagazete.com, hiçbir ajansa abone değildir. Haber değeri taşıyan etkinlik, bilgi, dosya, ihbar ve basın bültenlerinizi burhan.karadum@gmail.com ve malatyagazetehaber@gmail.com e-mail adreslerine gönderebilirsiniz

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.