Reklam

Deprem Sonrası Malatya Sofrasıyla Yeniden Ayağa Kalkıyor

Şefler “Malatya’ya gelince kiraz yaprağı sarmasını, kağıt kebabını, geleli kebabını ve Arapgir dolmasını yemeden dönmeyin” dedi. 6 bin yıllık fırın geleneğinden 86 çeşit bulgur yemeğine uzanan Malatya mutfağında, özellikle Yeşilyurt kiraz yaprağı sarması şeflerin favorileri arasına girdi. Festivalin 31 Lezzet Noktası ise “Nerede, ne yenir?” sorusunun cevabını verdi.

Deprem Sonrası Malatya Sofrasıyla Yeniden Ayağa Kalkıyor
A- A+ PAYLAŞ
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
Reklam

EDİTÖR / malatyagazete.com Haber Merkezi

Malatya Kültür Yolu Festivali kapsamında gastronomi dünyasının tanınmış isimleri kentte bir araya geldi. Ömür Akkor’un ev sahipliğindeki programda Malatya için belirlenen 31 Lezzet Noktası ziyaret edilirken, kentin 6 bin yıllık fırın kültüründen bulgur yemeklerine, kadın emeğinden aile işletmelerine uzanan gastronomi mirası yerinde incelendi.

Malatya Kültür Yolu Festivali, gastronomi dünyasının farklı alanlarından isimleri Malatya’da buluşturdu. Ömür Akkor’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen gastronomi programına Gamze Cizreli, Aylin Öney Tan, Ebru Erke, Müge Akgün, Mevlüt Özkaya, Emre Murat, Erşan Yılmaz, Halil Sarıal ve Gökhan Ali Çamkerten katıldı.

Şefler, gastronomi yazarları ve sektör temsilcileri festival kapsamında Malatya’nın yerel lezzetlerini yerinde keşfetti. Program için belirlenen 31 Lezzet Noktası’nı ziyaret eden konuklar, kentin meşhur yemeklerini tattı; ustalarla buluşarak yöresel ürünlerin hazırlanış süreçlerini de yakından takip etti.

6 BİN YILLIK LEZZET GELENEĞİ MALATYA SOFRALARINDA YAŞIYOR

Festivalin ev sahibi şefi Ömür Akkor, Malatya mutfağının iki temel unsurunu bulgur ve fırın kültürü olarak tanımladı.

Anadolu’nun birçok bölgesinde bulgurun farklı biçimlerde kullanıldığını ancak Malatya’nın bu alanda öne çıktığını belirten Akkor, kentin fırın kültürünün ise binlerce yıllık bir geçmişe dayandığını söyledi.

Arslantepe Höyüğü’nde ortaya çıkarılan arkeolojik bulgularla günümüz Malatya mutfağı arasında dikkat çekici bir devamlılık bulunduğunu anlatan Akkor, yaklaşık 6 bin yıl önce kullanılan fırınlarda etin uzun süre pişirildiğini gösteren bulgular bulunduğunu, aynı yöntemin günümüzde de Malatya’daki çeşitli et yemeklerinde sürdürüldüğünü ifade etti.

Akkor, Lezzet Noktaları projesinin Malatya gastronomisinin tanıtılması ve yerel esnafın desteklenmesi açısından önemli olduğunu belirterek seçkinin hem yerli hem de yabancı ziyaretçileri kentin özgün lezzetlerini deneyimleyebilecekleri adreslere yönlendirdiğini söyledi.

Deprem sonrasında Malatya’nın toparlanma sürecine de değinen Akkor,

“Malatya eski günlerine yavaş yavaş dönüyordu; bence artık döndü.”

dedi.

Akkor, yeni gastronomi sokağının da Malatya’nın gastronomi vizyonu açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.

KİRAZ YAPRAĞI SARMASI DA VAR, ARAPGİR DOLMASI DA

Şef Halil Sarıal ise Malatya’ya gelen ziyaretçilere ilk olarak Yeşilyurt’un ekşi lezzetiyle öne çıkan kiraz yaprağı sarmasını tatmalarını önerdi.

Sarıal, ardından kentin fırın kültürünü temsil eden geleli kebabı ile kuyruk yağı ve bulgurun bir araya geldiği Arapgir dolmasının denenmesi gerektiğini söyledi. Bulgur ve fırın yemeklerinin Malatya mutfağını diğer şehirlerden ayıran temel unsurlar arasında bulunduğunu belirtti.

Malatya mutfağında 86 çeşit bulgur yemeği bulunduğunu aktaran Sarıal, bunlardan 48’inin etli, kalanların ise etsiz hazırlandığını ifade etti.

Bulgurun farklı şekillerde değerlendirilmesinin mutfağa önemli bir çeşitlilik kazandırdığını belirten Sarıal, özellikle etsiz yemeklerin sayısının Malatya’yı vegan ve vejetaryen beslenme açısından da dikkat çekici bir gastronomi destinasyonu haline getirdiğini söyledi.

Kiraz yaprağı sarmasının bitkisel içeriği ile ekşi ve tatlı arasındaki lezzet dengesiyle bu çeşitliliğin önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Sarıal, geleneksel Malatya mutfağının farklı beslenme tercihleri bulunan ziyaretçilere de seçenek sunduğunu kaydetti.

Sarıal, Malatya’daki fırın yemeklerinde etin kısık odun ateşinde uzun süre pişirilmesinin lezzetin temel unsurlarından biri olduğunu da söyledi. Kentin bir yandan köklü fırın geleneği ve et yemeklarıyla, diğer yandan vegan ve vejetaryen seçenekleriyle geniş bir lezzet yelpazesi sunduğunu ifade etti.

FESTİVAL LEZZETİ ESNAFIN YÜZÜNÜ GÜLDÜRÜYOR

Festivalin konuk şeflerinden Erşan Yılmaz, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi ayağının yalnızca yerel mutfağın tanıtılmasına değil, kent ekonomisinin hareketlenmesine de katkı sağladığını söyledi.

Festival düzenlenen şehirlerde yöresel lezzetlere yönelik ilginin arttığına dikkat çeken Yılmaz, bu hareketliliğin gastronomi işletmelerinin satışlarına doğrudan yansıdığını ifade etti.

Önceki festival duraklarında Lezzet Noktaları’nın şehir dışından gelen ziyaretçilerin uğrak yerleri arasına girdiğini anlatan Yılmaz, festival sayesinde yöresel tatların daha fazla kişi tarafından keşfedildiğini ve bazı işletmelerin satışlarında gözle görülür artışlar yaşandığını belirtti.

Malatya’da da benzer bir hareketlilik beklediklerini söyleyen Yılmaz, özellikle deprem sonrasında yeniden ayağa kalkmaya çalışan kent açısından gastronominin önemli bir güç olduğunu vurguladı.

Yılmaz, festival süresince restoranların daha fazla ziyaretçi ağırlamasının, yerel lezzetlerin geniş kitlelere ulaşmasının ve esnafın desteklenmesinin Malatya’nın yeniden canlanmasına katkıda bulunacağını kaydetti.

EV MUTFAĞINDAN 35 KADINA İSTİHDAM

Malatya’nın 31 Lezzet Noktası, yalnızca yöresel yemekleri değil, bu yemeklerin arkasındaki farklı girişimcilik ve aile hikâyelerini de ziyaretçilerle buluşturuyor.

Bu işletmelerden Fenomen Ev Yemekleri’nin hikâyesi, Şengül Çilesiz’in ailesine ekonomik katkı sağlamak amacıyla kendi evinin mutfağında başladığı üretime dayanıyor.

Ev mutfağında başlayan çalışma zaman içerisinde büyüyerek 35 kadına istihdam sağlayan bir işletmeye dönüştü.

Fenomen Ev Yemekleri’nde coğrafi işaretli kiraz yaprağı sarma köftesinden bumbar ve yaprak sarmaya, ev baklavasından midye tatlısına kadar çok sayıda yöresel lezzet kadın emeğiyle hazırlanarak sofralara ulaştırılıyor.

TAŞ FIRINDA MALATYA LEZZETLERİ

Malatya’nın köklü taş fırın geleneğini yaşatan işletmelerden Çamlıca Malatya Sofrası’nda ise kağıt kebabı, kuzu dolma, geleli kebabı ve farklı sebzelerle hazırlanan kebap çeşitleri öne çıkıyor.

İşletmenin koordinatörü İbrahim Halil Kılıç, ziyaretçilere özellikle kiraz yaprağından ekşili köfte, haşlama içli köfte ve kağıt kebabını öneriyor.

Malatya’nın simgesi haline gelen kayısı da burada tatlı olarak sofradaki yerini alıyor. Kaymaklı kayısı tatlısı, yöresel yemeklerin ardından ziyaretçilere sunulan lezzetler arasında bulunuyor.

50 YILLIK AİLE MİRASI ÜÇÜNCÜ KUŞAKTA

Lezzet rotasının bir başka durağı olan Ali Dayı Alabalık Restoran ise yaklaşık 50 yıllık aile geleneğini üçüncü kuşağa taşıyor.

İşletmeci Ali Eren Çiçek’in anlattığı aile hikâyesinde, işletmenin kendi tesislerinde yetiştirdiği ve günlük olarak restoranlara ulaştırdığı alabalıklar öne çıkıyor.

Restoranın patentli alabalık pizzası ile kiremitte kaşarlı alabalığı, geleneksel alabalık lezzetine farklı bir yorum kazandırıyor.

Ev mutfağında başlayıp 35 kadına istihdam sağlayan bir girişimden taş fırınlarda saatlerce pişen kebaplara, yaklaşık yarım asırlık aile geleneğinden yeni nesil gastronomi yorumlarına kadar Malatya’nın 31 Lezzet Noktası, kentin mutfak kültürünü yemeklerin yanı sıra bu lezzetlerin ardındaki hikâyelerle de ziyaretçilere aktarıyor.

KAYNAK / malatyagazete.com

BİLGİ: Malatyagazete.com, hiçbir ajansa abone değildir. Haber değeri taşıyan etkinlik, bilgi, dosya, ihbar ve basın bültenlerinizi burhan.karadum@gmail.com ve malatyagazetehaber@gmail.com e-mail adreslerine gönderebilirsiniz

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.