Malatya - Beytepe Koleji Malatya Kampüsü Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sarıtaç, son dönemde yaşanan toplumsal gelişmeler üzerinden eğitim sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sarıtaç, açıklamasında eğitimin yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak görülemeyeceğini, bu alandaki eksikliklerin toplumsal kırılmalarla ilişkili olduğunu ifade etti.
Sarıtaç, açıklamasında, “Son dönemde ülkemizde yaşanan üzücü olaylar, toplum olarak üzerinde daha derin düşünmemiz gereken bir gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi: Eğitim, ihmal edilebilecek ya da sadece ekonomik bir faaliyet olarak görülebilecek bir alan değildir. Yaşanan her toplumsal kırılmanın, her değer erozyonunun temelinde doğrudan ya da dolaylı olarak eğitimle ilgili eksiklikler yer almaktadır.” dedi.
Eğitim alanında söz sahibi olan kişilerin sahadaki deneyiminin belirleyici olması gerektiğini ifade eden Sarıtaç, “Bugün karşı karşıya kaldığımız tablo, yalnızca bireysel hataların değil; aynı zamanda sistemsel bir yaklaşımın sonucudur. Eğitimin ruhunu anlamayan, sınıfa girmemiş, bir öğrencinin gözündeki heyecanı, kırılganlığı ve umudu birebir yaşamamış kişilerin eğitimde söz sahibi olması; bu kopuşun en önemli nedenlerinden biridir.” görüşünü paylaştı.
Açıklamasında eğitimin yalnızca bilgi aktarımından ibaret olmadığını vurgulayan Sarıtaç, “Çünkü eğitim, sadece bilgi aktarmak değildir. Eğitim; karakter inşa etmektir, değer kazandırmaktır, bireyi topluma faydalı bir insan olarak yetiştirmektir. Bu sürecin merkezinde ise öğretmen vardır. Öğretmenliği yaşamamış, eğitim sürecinin zorluklarını ve inceliklerini tecrübe etmemiş bir anlayışın; sağlıklı bir eğitim sistemi kurması mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.
Sarıtaç, gençler arasında gözlemlenen yön arayışı, değer karmaşası ve aidiyet sorunlarının da eğitim sisteminin nasıl yönetildiğiyle doğrudan ilgili olduğunu belirtti. Açıklamasında, “Son dönemde artan toplumsal hassasiyetler, gençler arasında gözlemlenen yön arayışları, değer karmaşaları ve aidiyet problemleri; eğitimin kimler tarafından ve hangi anlayışla yönetildiği sorusunu daha da kritik hale getirmiştir. Eğer eğitim, sadece yatırım ve büyüme hedefleriyle ele alınırsa; insan yetiştirme misyonu geri planda kalır ve bunun bedelini tüm toplum öder.” dedi.
Eğitim kurumlarının yönetim anlayışına ilişkin değerlendirmesinde Sarıtaç, “Okul açmak; bir bina yapmak değil, bir gelecek inşa etmektir. Eğitim yöneticiliği; sadece yönetmek değil, anlamak, hissetmek ve rehberlik etmektir. Bu nedenle eğitim kurumlarının başında, mutlaka eğitimci kimliği taşıyan, sınıfın içinden gelen, öğrenciyi tanıyan ve öğretmenin dilinden anlayan insanlar olmalıdır.” sözlerine yer verdi.
Yanlış eğitim kararlarının zamanla toplumsal sorunlara dönüştüğünü belirten Sarıtaç, “Aksi takdirde; eğitimde alınan her yanlış karar, zamanla toplumsal sorunlara dönüşür. Bugün yaşadığımız birçok problemin temelinde, işte bu yanlış yaklaşımlar yatmaktadır.” dedi.
Sarıtaç, açıklamasının devamında, “Artık açıkça görmek zorundayız: Eğitim, ehline verilmediğinde sadece kalite düşmez; toplumun geleceği de risk altına girer.” ifadesini kullandı.
Eğitimde liyakat ve tecrübe vurgusunu yineleyen Sarıtaç, “Bu yüzden yapılması gereken nettir: Eğitim, yeniden özüne döndürülmeli; liyakat, tecrübe ve eğitimci kimliği vazgeçilmez bir kriter haline getirilmelidir. Çünkü güçlü bir toplumun temeli, güçlü bir eğitimden; güçlü bir eğitim ise gerçek eğitimcilerden doğar.” değerlendirmesinde bulundu.
Yapılan açıklamada, eğitim alanındaki yönetsel yaklaşımın hem birey hem toplum üzerindeki etkilerine dikkat çekilirken, eğitim kurumlarının yapısı ve yönetim anlayışına ilişkin tartışmalar da gündeme taşındı.
KAYNAK: malatyayenises.com / malatyagazete.com





















