
ANKARA - Anayasa Mahkemesi, Türk Medenî Kanunu'nda yer alan cinsiyet değişikliği sürecinin ilk aşaması olan "mahkemeden izin alma" yükümlülüğünün iptali talebini reddetti. Yüksek Mahkeme, bu şartın kamu düzeninin korunması ve bireyin sağlığı açısından zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığına hükmederek kuralın Anayasa'ya aykırı olmadığına oybirliğiyle karar verdi.
Antalya 13. Asliye Hukuk Mahkemesi İptal İstemiyle Başvurdu
Antalya 13. Asliye Hukuk Mahkemesi, bakmakta olduğu bir cinsiyet düzeltilmesi davasında, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 40. maddesinin Anayasa'nın eşitlik ilkesi ve çalışma hakkı ile ilgili maddelerine aykırı olduğu kanısına vararak iptal başvurusunda bulundu. Başvuru kararının gerekçesinde, cinsiyet değişikliğine izin verilmesinin yaratılıştan kaynaklı biyolojik farklılıkları ve hukuki sonuçlarını ortadan kaldırdığı iddia edildi. Ayrıca askerlik hizmeti ve maden ocaklarında çalışma yasağı gibi cinsiyete dayalı yasal düzenlemelerin bu kuralla işlevsiz hâle geldiği ileri sürüldü.
AYM İncelemeyi Tek Cümle Üzerinden Yaptı
Anayasa Mahkemesi, 22 Temmuz 2025 tarihinde yaptığı ilk inceleme toplantısında usul yönünden bazı kısıtlamalara gitti. Kanun maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "18 yaşını doldurmuş olmak, evli olmamak ve transseksüel yapıda bulunup ruh sağlığı açısından bu durumun zorunluluğunu raporla belgelemek" gibi şartlara yönelik itiraz, başvuru kararında ayrı ve açık gerekçeler sunulmadığı için usulden reddedildi. Maddenin ameliyat sonrası nüfus sicilinde düzeltme yapılmasını öngören ikinci fıkrası ise, daha önce 2017 yılında esastan incelenip reddedildiğinden ve üzerinden henüz 10 yıllık yasal süre geçmediğinden inceleme dışı bırakıldı.
Yüksek Mahkeme, bu gerekçelerle incelemesini yalnızca maddenin birinci fıkrasının ilk cümlesi olan "Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir." hükmü üzerinden esastan yürüttü.
"Kamu Düzeninin Korunması Amacıyla Ölçülü Bir Sınırlama"
Resmî Gazete’nin 30 Haziran 2026 tarihli sayısında yayımlanan karara göre AYM, cinsiyet değişikliğini mahkeme iznine bağlayan kuralın, bireyin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı ile özel hayatın gizliliği hakkına bir sınırlama getirdiğini kabul etti. Ancak bu sınırlamanın belirli, öngörülebilir ve hukuk devleti ilkesine uygun olduğu belirtildi.
Kanun koyucunun, geri dönüşü olmayan ve sağlık riski taşıyan tıbbi müdahalelerin denetimsizce sıradanlaştırılmasının önüne geçmeyi hedeflediği aktarılan kararda şu değerlendirmelere yer verildi:
"Cinsiyet değiştirmenin mahkemece izin verilmesi şartına tabi tutulmasını öngören kuralın kamu düzeninin sağlanması ve bireyin sağlığının korunmasını amaçladığı gözetildiğinde, kuralın zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamaya yönelik olmadığı söylenemez."
Mahkeme, kanundaki nesnel şartların taşınması durumunda hâkime herhangi bir takdir yetkisi tanınmadığını ve sürecin bireyin şahsi kararına sıkı sıkıya bağlı olarak yürütüldüğünü, bu nedenle kuralın bireye aşırı bir külfet yüklemediğini ve orantılı olduğunu karara bağladı.
Karar Oybirliğiyle Alındı
Anayasa Mahkemesi, 26 Mart 2026 tarihinde yapılan esas inceleme toplantısında, incelenen hükmün Anayasa'nın 13., 17. ve 20. maddelerine aykırı olmadığına ve itirazın reddine oybirliğiyle karar verdi. İptali istenen kuralın Anayasa'nın 10. (eşitlik) ve 50. (çalışma şartları) maddeleriyle ise ilgisi görülmedi.



















