Reklam

Malatya Gastronomi Festivali'nde "Yoğurt Yolu" Serüveni Anlatıldı

Malatya Gastronomi Festivali kapsamında düzenlenen söyleşide gastronomi araştırmacısı Süleyman Dilsiz, 18 yıllık çalışması olan "Yoğurt Yolu" araştırmasını katılımcılarla paylaştı. İpek Yolu üzerindeki mutfak kültürünün ve hayvancılık bilgisinin aktarımına dikkat çekilen programda, yoğurdun ve tahılın Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan tarihsel serüveni ele alındı.

Malatya Gastronomi Festivali'nde
A- A+ PAYLAŞ
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
Reklam

Malatya Gastronomi Festivali kapsamında "İpek Yolu'nun Malatya Durağında Tahıl ve Yoğurdun Serüveni" başlıklı söyleşi düzenlendi. Gastronomi araştırmacısı ve yazar Süleyman Dilsiz ile Malatya gönüllüsü, eski Valilik Basın Halkla İlişkiler Müdürü Halil İbrahim Kılıç'ın katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, 18 yıllık araştırmalar ışığında yoğurdun Anadolu ve çevresindeki kültürel yolculuğu ile mutfak hafızasındaki yeri aktarıldı.


Mutfakta İz Süren 18 Yıllık Araştırma

Söyleşide, İpek Yolu'nun yalnızca ipek ve ticari malların taşındığı bir rota olmadığı; tahıl, hayvancılık, üretim bilgisi ve mutfak kültürlerinin de bu coğrafyalar arasında dolaştığı vurgulandı. Süleyman Dilsiz, geleneksel tarih anlatısına gastronomik bir bakış açısı getirerek, yoğurdun üretim biçimleri ve kültürel belleği üzerinden haritada görünmeyen bir rota tanımladıklarını belirtti.
Dilsiz, "Yoğurt Yolu" yaklaşımına ilişkin yaptığı açıklamada, “İpek Yolu’nu herkes biliyor. Baharat Yolu’nu da biliyoruz. Ben 18 yıldır başka bir yolun peşindeyim: İddiam odur ki Yoğurt Yolu diye bir yol daha var. Üstelik bu yol haritada değil, mutfakta bulunuyor. Orta Asya’dan Anadolu’ya geliyor, Malatya’da ekmeğe bandırılıyor, ayrana karışıyor. Çırba olıyor, ana yemeklerin baştacı, mezelerin vazgeçilmezi acı ayran oluyor!” ifadelerini kullandı.


Tahıl ve Süt Kültürü Malatya Sofrasında Buluşuyor

Yoğurdun yalnızca bir gıda maddesi olarak değil; göç, hayvancılık, tarım, tahıl kültürü, saklama teknikleri ve gündelik yaşamla birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. İpek Yolu üzerinden tahıl, süt, hayvancılık bilgisi, fermantasyon teknikleri, ekmek yapımı ve yemek tariflerinin yüzyıllar boyunca coğrafyalar arasında hareket ettiği dile getirildi.
Tahılın ekmeğe, sütün ise yoğurda dönüşerek Anadolu mutfağında ayran, çorba ve hamur işleriyle yeniden buluştuğu aktarıldı. Tarih boyunca farklı ticaret yollarının kesişim noktasında yer alan Malatya'nın, gastronomi turizmi açısından ürünlerin ve mutfak bilgilerinin tarihsel dolaşımı üzerinden de anlatılabileceği kaydedildi.


"Gastronomi Tarihin Yenebilir Halidir"

Programda ekmek ve ayranın birlikteliği, binlerce yıllık tahıl kültürü ile hayvancılık ve süt üretiminin gündelik hayata yansıması olarak değerlendirildi. Mutfak kültürünün bir arşiv niteliğinde olduğunu belirten Dilsiz, “Gastronomi tarihin yenebilir halidir” değerlendirmesinde bulundu.
Söyleşinin kapanışında gastronomik rotaların önemine değinen Dilsiz, “Bazı yollar haritada görünmez. Ama sofraya oturduğunuzda önünüze gelir” diyerek mutfak hafızasının kültürel diplomasi ve turizm açısından taşıdığı değere dikkat çekti.


KAYNAK: malatyagazete.com

BİLGİ: Malatyagazete.com, hiçbir ajansa abone değildir. Haber değeri taşıyan etkinlik, bilgi, dosya, ihbar ve basın bültenlerinizi burhan.karadum@gmail.com ve malatyagazetehaber@gmail.com e-mail adreslerine gönderebilirsiniz

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.