Malatya'da 15 Temmuz Gecesi Ne Oldu?

Malatya'da 15 Temmuz Gecesi Ne Oldu?
A- A+ PAYLAŞ
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
Reklam

BURHAN KARADUMAN 

Aradan 10 yıl geçti. Ancak dava dosyalarına giren ifadeler, güvenlik kamerası kayıtları, telsiz konuşmaları ve resmî belgeler, o gecenin Malatya’daki bütün ayrıntılarını hâlâ görünür hâle getiriyor.

Kayıtlara göre Malatya’daki girişimin başlangıç saati 21.00’di. Darbe girişimcileri, iki ayrı alaydaki askerleri kent merkezine çıkarmaya çalıştı. Planın önüne geçen en önemli gelişmelerden biri ise bazı birliklerde komutanların aynı gün görevlerini devretmesi ve yeni göreve başlayan komutanların verilen talimatlara karşı çıkması oldu.

Bir gece önce başlayan hazırlık

Malatya’daki hareketlilik 15 Temmuz akşamında ortaya çıkmış gibi görünse de hazırlıkların bir gün önce başladığı belirlendi.

14 Temmuz 2016’da, Kara Havacılık Alay Komutanlığından helikopterlerde kullanılmak üzere bin 500 adet 20 milimetrelik top mühimmatı sözlü emirle Ankara’ya gönderildi.

15 Temmuz günü saat 16.00’da ise Kara Havacılık Alay Komutanlığından T-129 ATAK ve UH-1 tipi iki helikopter Ankara’ya hareket etti. ATAK helikopterlerinden biri Ankara’nın Temelli bölgesinde arıza nedeniyle kaldı; diğer helikopterin darbe girişiminde kullanıldığı dosyaya yansıdı.

Bu hareketlilik, Malatya’nın yalnızca yerel bir kalkışma noktası olmadığını gösteren ilk işaretlerden biriydi. Soruşturma dosyasındaki değerlendirmelere göre kent, Ankara ve İstanbul’dan sonra darbe planının en önemli merkezlerinden biri olarak görülüyor ve şartların oluşması hâlinde ikinci dalganın buradan başlatılması düşünülüyordu.

Saat 20.00: Beklenen mesaj sorulmaya başlandı

Akşam saat 20.00’den itibaren 2. Ordu Karargâhındaki kurmay subayların davranışları değişmeye başladı.

Dava dosyasına yansıyan ifadelere göre bazı kurmay subaylar, mesaj kontrol nöbetçilerine sürekli olarak önemli bir emrin gelip gelmediğini soruyordu. Beklenen mesajın, darbe ve sıkıyönetim ilanına ilişkin emir olduğu daha sonra anlaşıldı.

Saat 20.30’dan sonra Kurmay Yüzbaşı Kemal Keskin, 2. Ordu nizamiyesinde görevlendirildi. Karargâha giriş ve çıkışların kontrol altına alındığı, Keskin’in personele:

“Ordu yönetime el koydu. Hiç kimse içeri girmeyecek, dışarı çıkmayacak.”

şeklinde emir verdiği kayıtlara geçti.

Aynı saatlerde normal işleyiş kesiliyor, karargâh yavaş yavaş dış dünyaya kapatılıyordu.

Saat 21.00: Malatya’daki girişim başladı

Ordu bünyesinde yürütülen disiplin soruşturmasında, Malatya’daki darbe girişiminin başlangıç saati 21.00 olarak belirlendi.

Bu saatten itibaren 2. Ordu nizamiyelerine darbe girişimini destekleyen askerler yerleştirildi. Erler, tatbikat yapılacağı söylenerek silahlandırıldı. Karargâha giriş ve çıkışlar durduruldu; personel servisleri bile içeri alınmadı.

Aynı dakikalarda 7. Ana Jet Üssü’nde de “terörle mücadele harekâtı” gerekçesiyle dört bombardıman uçağının saat 22.30’a kadar hazır edilmesi talimatı verildi. Nöbetçi olmayan personel evlerinden çağrıldı. Daha sonra uçuş işlemi geçici olarak durduruldu ve beklemeye geçildi.

Altay Kışlasında görev yapan subaylar, astsubaylar ve diğer personel de kışlaya çağrılmaya başlandı. Saat 22.00’den itibaren personele tam teçhizatla içtima alanında toplanma emri verildi. Zırhlı personel taşıyıcıların yakıtlarının doldurulması, araçlara uçaksavar takılması ve toplumsal olaylara müdahale edecek erlerin hazır tutulması istendi.

Tıraş köpüğünün arkasındaki sıra dışı ayrıntı

Gecenin en sıra dışı ayrıntılarından biri, 2. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Avni Angun’un makam odasında unuttuğu tıraş takımıyla ilgiliydi.

Angun, saat 21.00 sıralarında şoförünü sivil makam aracıyla karargâha gönderdi. Ancak araç, Yüzbaşı Kemal Keskin tarafından içeri alınmadı.

Keskin, daha sonra mahkemede bu olay kendisine sorulduğunda:

“Köpük için göndermiş, almadım. O iş doğru. Köpüğünü unutmuş, almadım.”

dedi.

Gündelik ve önemsiz görünen bu ayrıntı, aslında karargâhın henüz gecenin erken saatlerinde kontrol altına alınmaya başladığını gösteriyordu.

Saat 21.25: Kara Havacılıkta karşılaşma

Saat 21.25 sıralarında 2. Ordu eski İdari Kurmay Yarbaşkanı Mustafa Serdar Sevgili, eski Harekât Destek Yarbaşkanı Tuğgeneral Zeki Karataş ve Kurmay Albay Bahadır Erdemli, Kara Havacılık Alay Komutanlığına gitti.

Burada yeni alay komutanı Hakan Keleş’le karşılaştılar ve ardından karargâha döndüler.

Aynı dakikalarda görevini o gün saat 10.00 sıralarında Albay Hakan Erkuş’a devreden Albay Mustafa Özkan da Avni Angun’un emriyle yeni komutana yardımcı olmak üzere Kara Havacılık Alayına gitti.

Saat 21.29’da 7. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Emin Ayık, İstanbul’daki bir düğüne gitmek üzere komutanlığı Albay Tayfun Tuna’ya bırakmış olmasına rağmen Tuna ile birlikte üsse giriş yaptı.

Saat 21.45’te ise Çakmak Kışlasındaki MEBS Alay Komutanlığı görevini aynı gün saat 18.00’de devreden Albay Mehmet Ergün yeniden kışlaya geldi. Önemli emir mesajının ulaşıp ulaşmadığını sordu ve terör saldırısı yaşanacakmış gibi hazırlık yapılması talimatı verdi.

Planı bozan komuta değişiklikleri

Malatya’da askerlerin kitlesel biçimde kent merkezine çıkarılamamasında, 15 Temmuz günü yapılan görev devirlerinin belirleyici olduğu değerlendirildi.

MEBS Alayında, Kara Havacılık Alayında ve İstihkâm Alayında girişimi hazırladığı belirtilen bazı komutanlar, darbe girişiminin başladığı gün görevlerini yeni komutanlara devretmişti.

Eski komutanların başlattığı hazırlıklar, yeni göreve gelen komutanların müdahaleleriyle kesintiye uğradı. Altay Kışlasındaki hazırlıklar Albay Tuncay Pekşen’in, Çakmak Kışlasındaki hareketlilik ise yeni MEBS Alay Komutanı Albay Engin Erikli’nin kışlaya gelmesiyle yarıda kaldı.

Saat 22.15: Emniyet birimleri sahaya çıktı

Saat 22.00’de 2. Ordu Karargâhındaki koğuşlarda uyuyan erler kaldırıldı. Silahlanarak nizamiyeye gitmeleri emredildi.

Saat 22.15’te Malatya Emniyet Müdürlüğü telsiz anonsuyla bütün resmî ekipleri göreve çağırdı. Valilik, adliye, AK Parti İl Başkanlığı ve kritik kabul edilen noktalara polis ekipleri yerleştirildi.

Saat 22.25’te 2. Ordu nizamiyesindeki askerî hareketlilik daha da arttı.

Saat 22.30’da Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, polis ve jandarmaya darbe girişiminde bulunanların gözaltına alınması yönünde sözlü talimat verdi.

Aynı dakikalarda Kurmay Albay Bahadır Erdemli, Kara Havacılık Alayının yeni komutanı Hakan Keleş’i arayarak İnsanlı Hava Keşif Uçağı’nın hazırlanmasını istedi. Keleş bu talimatı yerine getirmedi.

Sıkıyönetim mesajı Orgeneral Huduti’ye götürüldü

Saat 22.40’ta Mustafa Serdar Sevgili, Zeki Karataş ve Bahadır Erdemli, sıkıyönetim mesajını dönemin 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti’ye götürmek üzere iki araçla Ordu Lojmanlarına hareket etti.

Saat 23.00’te mesaj Huduti’ye konutunda sunuldu. Huduti bunun ardından karargâha gitmek üzere yola çıktı.

Saat 23.20 civarında, polis koruması olmadan ve beraberindeki yedi araçla 2. Ordu Karargâhına giriş yaptı. Saat 23.28’de makamına geçti.

Karargâhın dışında ise farklı bir hareketlilik başlıyordu. Malatya, Türkiye’de vatandaşların sokağa erken çıktığı şehirlerden biri oldu. İlk toplanma noktası AK Parti İl Başkanlığıydı. Parti teşkilatı tarafından gönderilen kısa mesajlarla vatandaşlardan il binasında toplanmaları istendi.

Bir tarafta kışlalar, diğer tarafta meydanlar

Saat 23.00’te Altay Kışlasındaki askerî personel içtimaya alındı. Hangi askerin hangi araca bineceği ve birliklerin başında hangi rütbelilerin bulunacağı belirlenmeye çalışıldı.

Aynı sırada Emniyet Müdürlüğü bütün ekiplerini sahaya çıkardı. Valilik, adliye, siyasi parti binası ve stratejik kurumların çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı.

Dönemin Malatya Valisi Mustafa Toprak da Valilik binasına gelerek Emniyet Müdürü Ömer Urhal ve İl Jandarma Komutan Vekili Yarbay Şahin Kaplan ile toplantı yaptı. Binanın önünde sivil polisler uzun namlulu silahlarla önlem aldı.

Saat 23.03’te ise yeni göreve başlayan Kurmay Binbaşı İbrahim Dede, yanında bir astsubay ve iki erle birlikte Avni Angun’un Orduevi yakınındaki konutuna gitti. Angun’a silah doğrultarak çıkış yasağı bulunduğunu söyledi. Mustafa Serdar Sevgili ile yaptığı telefon görüşmesinden sonra “Yanlış gelmişim” diyerek konuttan ayrıldı.

Angun’un bu olaydan sonra polis ya da askerî birimlerden yardım istemediği, gece yarısına doğru karargâha geçtiği kaydedildi.

Gece yarısı: On binlerce kişi sokaktaydı

Saat 23.30’da Altay Kışlasındaki İstihkâm Alayında başlayan hazırlıklar, yeni Alay Komutanı Albay Tuncay Pekşen’in kışlaya girmesiyle durdu.

Saat 23.55’te Çakmak Kışlasındaki MEBS Alayında eski komutan Mehmet Ergün’ün başlattığı hazırlıklar da yeni komutan Engin Erikli’nin gelişiyle kesildi.

Gece yarısında AK Parti İl Başkanlığı ve şehir merkezinde toplananların sayısı on binleri buldu. Vatandaşlar araçlarıyla konvoylar oluşturdu. Valilik önünde de binlerce kişi birikti.

Bu sırada karargâhta generallerin toplantısı başlıyordu.

Saat 00.30: Gözaltı kararı ve Ankara’ya uçuş planı

16 Temmuz’un ilk dakikalarında Tümgeneral Avni Angun komuta katına çıktı. Angun ve diğer generaller, Orgeneral Adem Huduti’nin makam odasında toplantıya başladı.

Huduti’nin korumaları saat 00.19’dan itibaren uzun namlulu silahlarla makam girişlerinde güvenlik önlemi aldı.

Saat 00.20’de Kara Havacılık Alayına gönderilen emirle, görevini aynı gün devreden Albay Mustafa Özkan’ın ikinci bir emre kadar yeniden görevine devam edeceği bildirildi.

Saat 00.30’da savcılık, sıkıyönetim görevlendirme listesinde adı bulunan general ve subaylar hakkında gözaltı kararı çıkardı.

Aynı saatte Kara Havacılık Alayına gönderilen başka bir mesajda İnsanlı Keşif Uçağı’nın hazırlanması ve bildirilecek kişilerle Ankara’ya gönderilmesi istendi. Dava ifadelerine göre darbe girişimcileri, Huduti’ye grubun başına geçerek Ankara’ya gitmesini teklif etmişti. Uçağın bu amaçla hazırlandığı ileri sürüldü.

Karargâhta silahlar çekildi, subaylar kelepçelendi

Saat 00.42’de komuta katında Bahadır Erdemli ile Avni Angun arasında anlaşmazlık çıktı. Dosyaya göre Erdemli, Angun’a silah çekti; Ordu Komutanı’nın korumaları ise müdahale etmeden gelişmeleri izledi.

Aynı dakikalarda Yarbay Suat Özocak ve Binbaşı Bülent Kuzucu, Erdemli’nin talimatıyla kelepçelendi. Korumaların silahlarının kurma kollarını çekerek Erdemli’ye destek verdiği, Huduti’nin emir subayı Binbaşı Sedat Kaya’nın da Bülent Kuzucu’nun tabancasını aldığı belirtildi.

Saat 01.00 sıralarında İcra Subayı Kurmay Binbaşı Eyüp Kök, Huduti’nin Ankara’ya götürülmesi için keşif uçağının hazırlanmasını sağlamak üzere Kara Havacılık Alayına gönderildi.

“Millet burada, darbeciler nerede?”

Saat 01.00’den itibaren polis ve jandarma 2. Ordu Karargâhı çevresinde konuşlanmaya başladı.

Valilik önündeki kalabalığa seslenen Vali Mustafa Toprak, emniyet, jandarma ve askerî birliklerin kalkışmanın karşısında olduğunu söyledi. Bu açıklamanın, karargâhtaki belirsizlik sürerken kalabalığın tansiyonunu düşürmek ve vatandaşların 2. Ordu’ya yönelmesini engellemek amacı taşıdığı değerlendirildi.

Saat 01.15’ten itibaren kentteki camilerden sela ve ezan sesleri yükseldi. Yeni Cami’de vatandaşlar toplu namaz kıldı.

Bir başka grup ise Kışla Caddesi üzerinden Orduevine ve 2. Ordu Komutanlığına yürüdü. Kalabalık:

“Millet burada, darbeciler nerede?”

sloganları attı.

Orduevinin kapısını zorlamak isteyenleri, yine vatandaşlardan oluşan başka bir grup önlerine etten duvar örerek durdurdu.

Havaalanında sessiz bir mücadele başladı

Saat 02.09’da Malatya Havaalanı ile 7. Ana Jet Üssünün ortak kullandığı iniş sistemlerinin kapatılması için sivil elektronik ekibi harekete geçti.

Darbe girişimine karşı çıkan bazı askerî personel de sivil çalışanlara yardım etti. Uçakların inişini sağlayan cihazlar saat 02.30 dolaylarında kapatıldı.

Aynı saatlerde polis takviyeleri 2. Ordu çevresine gönderildi. Karargâha çıkan bütün sokak ve caddeler Büyükşehir Belediyesine ait iş makineleri ve otobüslerle kapatıldı.

Şehir merkezinde ilk kez gerçek bir kuşatma görüntüsü oluşuyordu.

Saat 03.00: Vali silahlı tehditle karşılaştı

Saat 03.00 sıralarında karargâhın çevresine takviye olarak gönderilen bir jandarma aracının lastiği, içeriden açılan ateşle patlatıldı.

Karargâhtan sağlıklı bilgi alınamaması üzerine Vali Mustafa Toprak ve Emniyet Müdürü Ömer Urhal, 2. Ordu’nun önüne gitti.

Toprak burada silahlı tehditle karşılaştı. Yüzbaşı Kemal Keskin’in askerleri mevzilendirdiği ve ateşe hazır duruma getirdiği dava dosyasına yansıdı.

Saat 03.00 ile 05.00 arasında koğuşlardaki erler yeniden kaldırılıp silahlandırıldı. Erlere, karargâha girmek isteyen polis, jandarma, asker ya da sivillere ateş etmeleri yönünde emirler verildi. Kaçmaya çalışan erlerin de vurulacağı söylendi.

Saat 03.06’da Huduti, Vali Toprak’a WhatsApp üzerinden gönderdiği mesajda 2. Ordu bölgesindeki birliklerin kışlalarında bulunduğunu ve emir-komuta dışında faaliyet olmadığını bildirdi. Toprak’ın daha sonraki ifadesinde Huduti’nin, girişimin başarısızlığının anlaşılmaya başlaması üzerine kendisini darbe karşıtı konumda göstermeye çalıştığı değerlendirmesi yer aldı.

Kent merkezindeki gerilim taşkınlığa dönüştü

Saat 03.15’te karargâh çevresinden silah ve patlama sesleri duyuldu. Bir süre sonra “Teslim olun” çağrıları yükseldi.

Karargâhın içinde bazı general ve albayların silahları alınıp makam odasına götürülürken, dışarıda araç konvoylarının sayısı hızla arttı. Belediye otobüsleri Türk bayraklarıyla konvoylara katıldı.

Gecenin gerilimi bazı noktalarda taşkınlığa da dönüştü. Fethullah Gülen yapılanmasına yakın olduğu bildirilen ve daha önce zarar verilen bir kırtasiye mağazası yakılmak istendi. Bank Asya şubesinin camları kırıldı.

Bu olaylar, darbe girişimine karşı gelişen kitlesel tepkinin denetim dışına çıkma tehlikesini de gösteriyordu.

Saat 03.53: F-4’ler için hazırlık

Saat 03.53’te 7. Ana Jet Üssünde darbe girişimini desteklediği belirtilen bir subay, bütün seyrüsefer cihazlarının açılması talimatını verdi. İnecek uçaklar için uygun park yerleri soruldu.

Aynı dakikalarda savaş uçaklarının kaldırılması için çalışma başlatıldı. Saat 04.04’ten itibaren iki F-4 bombardıman uçağı, 11 dakika içinde hangarlardan piste çıkarıldı.

Bu hazırlık, Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Beştepe bölgesinin bombalandığı saatlerde yapılıyordu.

Sabah namazından karargâhın önüne

Saat 04.00 sıralarında Valilik önünde toplanan on binlerce kişi dua etti ve İstiklal Marşı’nı okudu.

Kalabalığın bir bölümü sabah namazı için Yeni Cami’ye yöneldi. Cami tamamen dolduğu için imamın sabah namazını ikinci kez kıldırdığı belirtildi.

Namazın ardından kalabalık 2. Ordu Karargâhına doğru hareket etti. Polis ekipleri vatandaşları karargâha yaklaştırmamaya çalışırken içeriden zaman zaman uzun namlulu silahlarla dışarıya ateş açıldığı görüldü.

Yedi nakliye uçağı Malatya’ya yöneldi

Saat 04.05’te Kayseri Erkilet 12’nci Hava Ana Üs Ulaştırma Komutanlığından izinsiz havalanan yedi askerî nakliye uçağının Malatya’ya geldiği anlaşıldı.

Dosyaya göre uçakların görevi, Malatya’daki darbe girişimcilerini Ankara’ya taşımaktı.

Saat 04.16’da Büyükşehir Belediyesine ait kamyon ve iş makinelerinin aprona alınması talimatı verildi.

Askerî kule, uçakların indirileceğini bildirirken sivil havaalanı müdürü, Malatya Valisinin talimatıyla iniş sistemlerinin açılmayacağını ve uçaklara park pozisyonu verilmeyeceğini söyledi.

Askerî kulenin iletişimi kesmesinin ardından sivil havaalanı müdürü şu yanıtı verdi:

“Aprona uçak almıyoruz. Malatya Valisinin kesin talimatıyla apronu kapatıyorum.”

Saat 04.24’te apron ışıklarının kapatılması ve itfaiye araçlarının piste çıkarılması talimatı verildi.

Askerî kule, üs komutanının emriyle uçakların indirileceğini bildirdi. Havaalanı müdürü ise Vali’nin kesin emrini tekrar ederek apronu kapatacağını söyledi.

Uçaklar indi ancak yeniden kalkamadı

Saat 04.30’da yedi kargo uçağı, sivil iniş cihazları kapalı olmasına rağmen askerî radar kullanarak 7. Ana Jet Üssüne inmeye başladı.

Uçaklar aprona ulaşamadı ve yedek pistte kaldı. Yakıt alarak yeniden kalkmaları engellendi.

Büyükşehir Belediyesine ait iş makineleri, tırlar, otobüsler ve kamyonlar iki pistin üzerine yerleştirildi. Saat 05.10’da Malatya Havaalanının bütün uçuşlara kapatıldığı Ankara’ya bildirildi.

Saat 05.46’da uçaklarına ulaşamayan dört pilot, çantalarıyla birlikte minibüse binerek hangara geri döndü. Yedek pistte nakliye uçakları, ana pistte ise belediye araçları bulunduğu için F-4’ler havalanamadı.

Dosyadaki değerlendirmeye göre pistlerin kapatılması, darbe girişiminin olası ikinci hava dalgasının başlamasını ve daha fazla can kaybı yaşanmasını engelledi.

Karargâh çevresinde karşılıklı ateş

Saat 05.15’ten itibaren 2. Ordu Karargâhının bahçesinden silah sesleri duyuldu.

Polis ekipleri Aytaç Paşa Caddesi yönündeki duvarların yanında mevzilendi. İçerideki bazı askerlerin ateş açması üzerine zaman zaman karşılıklı silah kullanıldı.

Saat 05.45’te karargâha girmeye çalışan herkesin, askerî personel olsa bile gözaltına alınması talimatı verildi.

Saat 06.15’te polis telsizinden bütün personelin çelik yelek giymesi istendi.

Enes Gün karargâhtan açılan ateşle yaralandı

Saat 06.55’te 2. Ordu çevresindeki kavşakları kapatan belediye araçlarının darbecilere ait olduğu yönünde yanlış bir algı oluşmaması için resmî polis araçlarının tepe lambaları açık şekilde barikatların yanında beklemesi talimatı verildi.

Karargâhın dışında bekleyen vatandaşlardan bazıları içeri girmek istedi. Polis ekipleri kalabalığı uzaklaştırmaya çalışırken bir kamyonun üzerine çıkan 22 yaşındaki Enes Gün, karargâh içerisinden açılan ateşle yaralandı.

Darbe davasında ifade veren bazı askerler, Enes Gün’e ateş eden kişinin Binbaşı İbrahim Dede olduğunu öne sürdü.

Saat 07.50: Zırhlı araçlar tel örgüyü yıktı

Sabah saatlerinde gecenin en tehlikeli hareketliliklerinden biri yaşandı.

Altay Kışlasındaki İstihkâm Taburundan Yarbay Ahmet Üçbudak ve Yarbay İsmail Akın’ın yönetimindeki iki zırhlı personel taşıyıcı, 2. Ordu Karargâhındaki gruba destek vermek amacıyla hareket etti.

Kışla nizamiyesinin araçlarla kapatılmış olması üzerine ZPT’ler tel örgüyü yıkarak dışarı çıktı. Sivas yolu üzerinden çevre yoluna girdiler, zaman zaman ters yönden ve orta refüjlerin üzerinden ilerlediler.

Araçlardan biri Emeksiz Alt Geçidinde polis tarafından durduruldu. İçindeki üç asker gözaltına alındı.

Diğer ZPT, ara sokaklara girerek park hâlindeki araçlara zarar verdi ve 2. Ordu Karargâhının önüne ulaştı. Araçtan polislere ateş açıldığı belirtildi.

Nizamiye iş makineleriyle kapatıldığı için ZPT duvarı aşmaya çalıştı ancak karargâh duvarında asılı kaldı. Araçtaki Yarbay Ahmet Üçbudak çıkan çatışmada ağır yaralandı.

Saat 07.55’te içeriden yeniden ateş açılması üzerine yaşanan kargaşa sırasında vatandaş Süleyman Çiçek, eski hastane bahçesinin duvarından düşerek başından yaralandı.

Saat 08.48: Karargâhtaki ölüm

Saat 08.48’de, karargâhın dördüncü katında polisle çatıştığı belirtilen Kurmay Binbaşı Fatih Kılıç, keskin nişancı tarafından vurularak hayatını kaybetti.

Saat 09.00’dan sonra Altay, Çakmak ve Tolga kışlalarından yeni bir hareketlilik başlamasını önlemek amacıyla çevredeki yollar iş makineleri ve ağır araçlarla kesildi. Bazı bölgelere çukurlar açıldı.

Aynı saatlerde Adem Huduti, dönemin Cumhuriyet Başsavcısı Ergül Yılmaz’ı arayarak Vali Mustafa Toprak’ın heyecanlı davrandığını söyledi ve emniyet ile jandarmanın geri çekilmesini istedi.

Başsavcılık tarafından, sabaha kadar aynı açıklamaların yapıldığı ancak karargâhtan ateş açılmaya devam ettiği, ayrıca dışarıdan destek amacıyla gelen zırhlı araçtan polis ve jandarmaya ateş edildiği yanıtı verildi.

Ele geçirilen ZPT’yi bir işçi kullandı

Çevre yolunda ele geçirilen ZPT, saat 09.30 sıralarında işçi Mehmet Özbey tarafından kullanılarak 2. Ordu Karargâhının yanına getirildi.

Muhtemel bir operasyonda kullanılmak üzere bekletilen araç için polis telsizinden “dost kuvvet” uyarısı yapıldı. Yol üzerindeki ekiplerden araca engel olmamaları istendi.

Saat 10.00’da Adıyaman’dan gelen Jandarma Özel Harekât timleri de karargâh çevresindeki hazırlıklara katıldı.

İçerideki durumu görmek amacıyla karargâh üzerinde sürekli drone uçuruldu. Darbe girişimini destekleyen grubun görüntü alınmasını engellemek için dronelara ateş açtığı belirtildi.

Aynı saatlerden itibaren karargâhtaki darbe karşıtı rütbelilerin desteğiyle erler grup grup dışarı çıkarıldı. Teslim olan erler otobüslerle Polis Meslek Yüksekokuluna götürülerek gözaltına alındı.

Güvenlik kameralarının yönü değiştirildi

Saat 10.35’te Huduti’nin makamının protokol ve normal giriş kapılarını gösteren iki güvenlik kamerasının açısı tavana doğru çevrildi.

Ancak kameralar tam olarak döndürülemediği için koridorda ve makam girişinde yaşananlar kaydedilmeye devam etti.

Dosyadaki değerlendirmelerde bu işlemin, karargâhtaki bazı görüşme ve talimatların görüntülenmesini engelleme amacı taşıdığı ileri sürüldü.

Saat 12.00’den itibaren kamera kayıtlarında general ve subayların silahlarını ve teçhizatlarını yere bıraktıkları, cep telefonlarını topladıkları ve teslim olma hazırlığına başladıkları görüldü.

Aynı saatlerde 7. Ana Jet Üssünde kalan nakliye uçaklarında görevli bir yarbay, bir binbaşı, dokuz yüzbaşı ve üsteğmen ile 19 astsubaydan oluşan toplam 39 askerî personel gözaltına alındı.

Saat 12.30: Direnç kırıldı

Saat 12.30 sıralarında 2. Ordu Karargâhındaki grubun direnci tamamen kırıldı.

Özel Harekât, Terörle Mücadele Şubesi ve jandarma ekipleri karargâha girdi.

Cumhuriyet Başsavcısı Ergül Yılmaz, Başsavcı Vekili Mehmet Badem, TEM Şube Müdürü Hakan Yıldırımoğlu ve İl Jandarma Komutan Vekili Yarbay Şahin Kaplan komuta katına çıktı.

Teslim olmaya hazırlanan Mustafa Serdar Sevgili, Zeki Karataş ve diğer askerî personelden oluşan ilk 16 kişilik grup tek sıra hâline getirildi ve gözaltına alındı.

Saat 13.37’de makam girişini gösteren güvenlik kameraları yeniden eski açılarına çevrildi.

Saat 16.42: Huduti ve Angun gözaltına alındı

Saat 16.42 sıralarında Orgeneral Adem Huduti ile Tümgeneral Avni Angun makam odasının protokol kapısından çıktı.

İki komutan, karargâh girişinde bekleyen Cumhuriyet Başsavcısı Ergül Yılmaz’a teslim oldu ve emniyete götürüldü.

Böylece 15 Temmuz akşamı başlayan ve ertesi gün öğleden sonraya kadar süren Malatya’daki darbe girişimi tamamen sona erdi.

Olaylar sırasında darbe girişimini desteklediği belirtilen bir binbaşı hayatını kaybetti. İkisi sivil olmak üzere toplam yedi kişi yaralandı.

Valiliğin ilk resmî açıklaması

Malatya Valiliği, 20 Temmuz 2016’da yaptığı ilk kapsamlı açıklamada Ankara’daki saldırıların benzerinin Malatya’da da gerçekleştirilmek istendiğini bildirdi.

Açıklamada Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Teşkilatı, kamu kurumları ve sivillere yönelen saldırıların bir benzerinin kentte planlandığı ifade edildi.

İddianame 2017’de kabul edildi

Malatya Cumhuriyet Başsavcısı Ergül Yılmaz ve Başsavcı Vekili Mehmet Badem tarafından yürütülen soruşturmanın ardından hazırlanan iddianame, 2 Ocak 2017’de kabul edildi.

İddianamede 2. Ordu Komutanlığı ve bağlı birlikler ile 7. Ana Jet Üs Komutanlığının darbeye teşebbüs suçunda aktif rol oynadığı değerlendirmesine yer verildi.

Adem Huduti’nin ise girişimin başarısızlığa yönelmesinden sonra tutum değiştirdiği ve darbe karşıtı bir görüntü vermeye çalıştığı ileri sürüldü. Bu değerlendirmeler, iddianamede yer alan suçlamalar olarak kayda geçti.

Yakınca Spor Salonu mahkeme salonuna dönüştürüldü

Soruşturmanın sonunda Adem Huduti, Avni Angun, Mustafa Serdar Sevgili, Zeki Karataş, Tuğgeneral Ersin Yıldırım ve 7. Ana Jet Üssünün eski komutanı Emin Ayık’ın da aralarında bulunduğu kişiler hakkında dava açıldı.

Dosyada altı general, beş albay, dört yarbay, yedi binbaşı, iki yüzbaşı, sekiz üsteğmen ve bir teğmenden oluşan 33 subay; dört astsubay, iki uzman çavuş ile 37 er ve erbaş yer aldı.

Sanıklar hakkında üçer kez müebbet hapis cezası istendi.

Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama 7 Mart 2017’de başladı. Malatya Adliyesinde yeterli büyüklükte duruşma salonu bulunmaması nedeniyle Yakınca Spor Salonu mahkeme salonuna dönüştürüldü.

Soruşturmada ayrıca 197 subay, astsubay, erbaş ve er hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

Bir kenti darbenin ikinci dalgasından ayıran saatler

Malatya’da 15 Temmuz gecesinin sonucu tek bir müdahaleyle belirlenmedi.

Aynı gün yapılan komuta değişiklikleri, yeni komutanların emirlere direnmesi, savcılığın erken gözaltı talimatı, emniyetin kritik noktaları tutması, vatandaşların meydanlara çıkması, belediyenin araçlarıyla yolları ve pistleri kapatması, sivil havaalanı çalışanlarının askerî kuleye karşı iniş izni vermemesi ve güvenlik güçlerinin karargâh çevresindeki uzun kuşatması birbirini tamamladı.

Bir tarafta karargâh içindeki emirler, silahlar ve sıkıyönetim mesajları vardı. Diğer tarafta pistlere sürülen kamyonlar, camilerden okunan selalar, Valilik önündeki kalabalık ve sabaha karşı darbe girişimcilerinin üzerine kapanan bir şehir bulunuyordu.

Saat 21.00’de başlayan girişim, ertesi gün 12.30’da karargâhtaki direncin kırılmasıyla fiilen sona erdi. Son gözaltılar ise öğleden sonra tamamlandı.

Malatya’da o gece yaşananlar, darbenin yalnızca Ankara ve İstanbul’daki gelişmelerden ibaret olmadığını; ikinci bir askerî ve hava harekâtının eşiğine kadar gelindiğini gösteren kayıtlardan biri olarak tarihe geçti.

NOT:  İnceleme, Burhan Karaduman tarafından derlenen belge, ifade, kamera kaydı, dava dosyası ve resmî açıklamalardaki bilgiler temel alınarak hazırlanmıştır.

KAYNAK: malatyayenises.com / malatyagazete.com

BİLGİ: Malatyagazete.com, hiçbir ajansa abone değildir. Haber değeri taşıyan etkinlik, bilgi, dosya, ihbar ve basın bültenlerinizi burhan.karadum@gmail.com ve malatyagazetehaber@gmail.com e-mail adreslerine gönderebilirsiniz

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.