Malatya – Yesevi Hareketi Derneği Genel Merkezi, İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen ve Filistinli mahkûmlara idam cezası öngören yasal düzenlemeye karşı sert bir kınama yayımladı. Kayseri merkezli dernek, düzenlemenin uluslararası hukuka ve insan haklarına aykırı olduğunu savunurken, Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılmasının inanç özgürlüğü ihlali olduğuna dikkat çekti.
Derneğin genel merkezinden yapılan açıklamada, Filistin topraklarında 7 Ekim 2023'ten bu yana yaşanan sürecin sistematik bir katliama dönüştüğü ifade edildi. İdam yasasının bir apartheid rejim politikası olduğunu savunan dernek, Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumu bu duruma karşı sessiz kalmamaya çağırdı. Ayrıca bölgede artan gerilimin bölgesel barışı tehlikeye attığı uyarısında bulunuldu.
Yesevi Hareketi Genel Merkezi tarafından kamuoyuyla paylaşılan bildirinin tam metni şu şekildedir:
"Son günlerde Terör Devleti İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen ve yalnızca Filistinli mahkûmlara idam cezası uygulanmasını öngören yasanın kabul edilmesi, insanlık vicdanını derinden yaralayan, hukukun en temel ilkelerini yok sayan ve ırkçı zulmün kurumsallaştırılması anlamına gelen son derece vahim bir adımdır. Bu düzenleme, yalnızca bir ceza yöntemi değil; sistematik baskı, sindirme, yok etme ve apatrheid rejim politikasının yeni ve tehlikeli bir aşamasıdır.
7 Ekim 2023 tarihinden bu yana başta Gazze olmak üzere Filistin topraklarında yaşananlar artık bir çatışma olarak nitelendirilemez. Sivillerin hedef alındığı, çocukların, kadınların, yaşlıların ve masum sivillerin yurtlarından sürüldüğü, aşağılık bir vicdanla açlığa mahkûm edildiği, hunharca katledildiği bu süreç; açık bir zulüm, işgal, terör ve sistematik bir katliama dönüşmüştür. Şimdi ise sadece Filistinlilere yönelik idam yasası gibi uygulamalarla bu baskının inanılmaz bir aymazlıkla kalıcı hâle getirilmek istendiği görülmektedir. Filistinli mahkûmlara yönelik olarak özel şekilde düzenlenen idam cezası yasası, ayrımcılığın ve adaletsizliğin en açık göstergelerinden biridir. Bu uygulama; uluslararası hukuka, insan haklarına ve evrensel vicdana aykırıdır!
1947’de başlayan ve 7 Ekim 2023’ten bu yana artarak süregelen zulmü, insanlık dışı uygulamaları ve sistematik baskıyı reddederek; Filistin halkına yönelik her türlü ayrımcılığın, şiddetin ve hak ihlalinin karşısında olduğumuzu vurguluyor ve Terör Devleti İsrail tarafından Filistinli mahkûmlara yönelik idam cezasını öngören bu hukuksuz girişimi en güçlü şekilde kınıyoruz.
Öte yandan, otuz beş gündür Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması yalnızca bir ibadethanenin kapatılması değildir; bu durum, inanç özgürlüğüne yönelik ağır bir ihlal ve kutsal değerlerimize yönelik açık bir saygısızlıktır! Mescid-i Aksa’nın kapalı tutulması, tüm İslam Âlemini derinden yaralayan ve herkesi en ciddi şekilde sorumluluk almaya mecbur eden bir gelişmedir. Müslümanların ilk kıblesi, yeryüzünde inşa edilen ikinci mescit ve Mekke-Medine'den sonra üçüncü kutsal mabedimiz olan Mescid-i Aksa’nın kapalı tutulmasını kabul edilemez buluyor, bu durumun derhal sona erdirilmesi için 'Başta Katil Netanyahu olmak üzere, bazı sapkın ve şeytani odakların Mescid-i Aksa’yı ‘sözde yıkma’ hayalinin farkında olarak' tüm Müslümanları artık uyanmaya ve ayağa fırlamaya davet ediyoruz!
Son dönemde bölgemizde artan gerilim, Terör Devleti İsrail’in kışkırtıcı politikalarıyla daha da tehlikeli bir boyuta ulaşmıştır. Terör Devleti İsrail’in İran’a ve genel olarak Müslüman coğrafyalara yönelik saldırgan tutumu, Türkiye’ye yönelik artık gizlemedikleri emelleri ve tehditkâr tavırları, bölgesel barışı tehdit etmekte, çatışmaları derinleştirerek tüm dünyayı geri dönülemez tehlikelere sürüklemektedir. Yesevî Hareketi Derneği olarak: Masum ve mazlum Filistin halkının yanında olduğumuzu bir kez daha beyan ederken; Başta aziz milletimiz olmak üzere tüm kamuoyunu; hukuksuz, izansız, pervasız idam yasasına, Filistin’de yaşanan ve artık tüm insanlığın utancı olan zulme ve ilk kıblemiz, kutsalımız Mescid-i Aksa’nın kapalı tutulmasına karşı daha duyarlı olmaya, bu konuda güçlü bir vicdani duruş sergilemeye davet ediyoruz.
Birleşmiş Milletler ve tüm uluslararası topluma da açık çağrıda bulunarak; Bu hukuksuzluğa, bu zulme ve bu ayrımcılığa karşı artık sessiz kalınamayacağını bildiriyor; Devletimizin ve uluslararası toplumun, Terör Devleti İsrail’in uyguladığı zulmü durdurmaya yönelik alacağı her türlü kararı ve tavrı destekliyor; insanlık onuru ve tarihi sorumluluk adına gerekli adımların gecikmeksizin, acilen ve kararlılıkla atılması gerektiğini ifade ediyoruz. Unutulmamalıdır ki adalet, yalnızca güçlüler için değil; herkes için gereklidir. Filistin halkının maruz kaldığı bu sistematik baskı sona erene kadar, Mescid-i Aksa, Kudüs ve tüm Filistin özgürlüğüne kavuşuncaya kadar bizler hakikati dile getirmeye ve sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz!"
Açıklama, adaletin herkes için gerekli olduğu ve Filistin halkının özgürlüğüne kavuşana dek mücadelenin süreceği ifadeleriyle tamamlandı.
KAYNAK: malatyayenises.com / malatyagazete.com





















