İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, üniversitenin 51. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. Akpolat, mesajında üniversitenin akademik üretim, araştırma, sağlık hizmetleri ve toplumsal katkı alanlarındaki çalışmalarına yer verdi. Deprem sonrası kayıplara rağmen faaliyetlerin sürdürüldüğünü aktaran Akpolat, önümüzdeki iki yılı “atılım dönemi” olarak tanımladı. Mesajda ulusal ve uluslararası sıralamalar, patent verileri ve sağlık altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşıldı.
Malatya - İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, üniversitenin 3 Nisan 1975’te başlayan kuruluş sürecinin 51. yılı nedeniyle bir mesaj yayımladı. Akpolat, mesajında üniversitenin yarım asrı aşan geçmişiyle eğitim, bilimsel üretim ve toplumsal katkı alanlarında çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı.
Akpolat, İnönü Üniversitesinin yaklaşık 35 bin öğrencisi, 160 bini aşkın mezunu ve 7 bine yaklaşan akademik ve idari personeliyle faaliyetlerini devam ettirdiğini kaydetti. Mesajında, başta sağlık olmak üzere bilim, teknoloji, sanat ve kültür alanlarında yürütülen çalışmalara değindi.
Rektör Akpolat, deprem sonrası döneme ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Yarım asrı aşan kurumsal birikimimizi, geleceğe dönük vizyoner hedeflerle buluşturuyoruz. Bilginin üretildiği, paylaşıldığı ve toplumsal faydaya dönüştürüldüğü bir üniversite anlayışıyla ekip ruhunu, kurumsal aidiyeti ve bilimsel sorumluluğu önceliyoruz. Katılımcı ve şeffaf yönetim anlayışımız, yetkin akademik kadromuz ve öğrenci merkezli eğitim yaklaşımımızla, 21. yüzyılın gerektirdiği bilgi ve becerilere sahip, üretken ve nitelikli bireyler yetiştirmeyi temel önceliklerimiz arasında görüyoruz. 6 Şubat depremlerinde merkez yerleşkemizdeki 20 binayı ve eğitim alanlarımızın yüzde 55’ini kaybetmemize rağmen akademik üretimimizden, kalite anlayışımızdan ve araştırma kültürümüzden asla taviz vermedik. Karşı karşıya kaldığımız bu zorlu süreci, büyük bir dayanışma ile 'yeniden inşa' fırsatına dönüştürmekte kararlıyız. Bu inançla, üniversitemizi hak ettiği konuma taşımak amacıyla önümüzdeki iki yılı, stratejik yatırımlarla taçlandıracağımız bir 'atılım dönemi' ilan ediyoruz.”
Mesajda, araştırma üniversitesi hedefi doğrultusunda proje destek, akademik izleme, laboratuvar altyapı, üniversite-sanayi iş birliği ve uluslararası derecelendirme alanlarında yürütülen çalışmalara da yer verildi. Akpolat, bu yapının araştırma ekosistemini güçlendirdiğini aktardı.
Rektör Akpolat, kalite ve sıralama verilerine ilişkin bölümde şu değerlendirmeyi paylaştı: “Kalite güvence sistemimizdeki kararlılığımız neticesinde, YÖKAK tarafından 5 yıl süreyle tam akredite edilmenin gururunu yaşıyoruz. Program akreditasyon çalışmalarımızda son bir yıl içinde önemli bir ivme yakalayarak akredite program sayımızı 9’dan 27’ye yükselttik. Bu güçlü ilerlemenin bir sonucu olarak mezunlarımız, uluslararası standartların bir göstergesi olan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosunu diplomalarında taşıma hakkı elde etti. Bu akademik yetkinliğimiz, uluslararası sıralamalara da güçlü bir şekilde yansımaktadır. Times Higher Education (THE) 2026 verilerine göre üniversitemiz üç farklı kategoride Türkiye’de ilk 10’da yer alırken Yaşam Bilimleri alanında 2’nci, Eğitim Araştırmaları alanında 4’üncü, Tıp ve Sağlık alanında ise 8. sıraya yükselmiştir. World University Rankings verilerine göre Türkiye’deki 109 üniversite arasında 23’üncü sırada yer almamız ve Stanford Üniversitesi ile Elsevier iş birliğiyle hazırlanan 'Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları' listesinde 15 öğretim üyemizin bulunması, akademik gücümüzün ve uluslararası saygınlığının en somut göstergesidir.”
Mesajda patent ve teknoloji geliştirme çalışmalarına da değinildi. Batarya Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezinin yürüttüğü projeler ile Teknokent bünyesindeki firmaların Ar-Ge faaliyetlerine katkı sağladığı ifade edildi.
Bu bölümde Akpolat, şu sözlere yer verdi: “Batarya Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezimiz, uluslararası standartlardaki ileri karakterizasyon altyapısı ve küresel iş birlikleriyle yürüttüğü stratejik projeler sayesinde, Türkiye’nin enerji depolama ve yeni nesil batarya teknolojilerinde bağımsız geleceğine yön veren güçlü bir Ar-Ge üssü konumundadır. Aynı zamanda sahip olduğumuz yüksek patent sayısıyla, bu alandaki üretkenliğimizi somut başarılarla ortaya koyuyor, Türkiye’de en fazla patente sahip üçüncü üniversite olmanın gururunu yaşıyoruz. Bilimsel birikimi yüksek katma değerli teknolojiye dönüştüren Teknokentimiz, bugün 84 firmaya ev sahipliği yaparak Ar-Ge kültürümüzü her geçen gün güçlendiriyor. Girişimcilik ekosistemimizi daha ileriye taşımak amacıyla temelini attığımız yeni ek bina, “Tekno Kampüs” vizyonumuzun somut bir adımıdır. Bu yatırımla daha fazla girişimciye alan açacak, inovasyonu ve üretimi büyüterek geleceğin teknolojilerini birlikte geliştireceğiz.”
Akpolat, sağlık alanındaki çalışmalara ilişkin mesajında, Turgut Özal Tıp Merkezi, Karaciğer Nakli Hastanesi, Onkoloji Hastanesi ve Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi üzerinden verilen hizmetlere de değindi. Üniversitenin farklı disiplinlerde bilimsel üretimi desteklemeyi sürdürdüğünü kaydetti.
Mesaj, üniversitenin geçmiş dönem yöneticileri, akademik ve idari personeli, öğrencileri, mezunları, kamu kurumları, iş dünyası temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, basın mensupları ve Malatyalılara teşekkür bölümüyle tamamlandı.
KAYNAK: malatyayenises.com / malatyagazete.com





















